Home / Köşe Yazarları / Ebruli Sayfalar / KÜÇÜK ÇOCUK..Ebruli Sayfalar

KÜÇÜK ÇOCUK..Ebruli Sayfalar

Merhaba Sevgili Nilgün’ün Günlüğü Okurları,
Evet, uzun zaman oldu benden birşey duymayalı. Yine sizlerle birlikte olmaktan büyük heyecan duyuyorum. Bu ara dönemde birçok okurumdan “Neden yazmıyorsun?” şeklinde sorularla da karşılaştım. Beni yazmaya teşvik ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Aslında bu sadece küçük bir araydı. Sizlerle tekrar karşılaşacağımı biliyordum. Sevgili halam Nilgün Cabacı’dan büyük teşvik ve destek aldığımı da burada belirtmek istiyorum.
Sözler vardır, yürek hoplatır, heyecan verir. Sözler vardır, can yakar, kırar geçirir, yaralar insanı derinden. İnsanlar neden sevdiklerine bazan acımasız olup, onların kalplerini kırarlar? Kırılan kalbin tekrar onlar için atıyor olabileceğini düşünürler mi acaba? Vurdum duymaz bir şekilde yaşamaya devam edip, sevdiklerinin onlara ne kadar daha dayanabilekceklerini düşünüyorlar mıdır?
Şimdi sizlerle Kenyalı arkadaşım (yukarıdaki resimde) Mary Barongo’nun bana gönderdiği bir Kenya halk hikayesini paylaşmak istiyorum. Kalp kıran sözlerin insanda ne gibi bir etki bırkatığını anlatan ilginç bir hikaye.
“Bir zamanlar bir köyde çok kötü huylu küçük bir çocuk yaşarmış. Birden bire sinirlenir, sarf ettiği sözleri, ailesini ve arkadaşlarını çok üzermiş. Birgün babası ona bir torba dolusu çivi ve bir de çekiç vermiş. Her sinirlendiğinde bu çivilerden bir tane bahçenin çitine çakmasını istemiş.
İlk gün çocuk bu çite tam 37 tane çivi çakmış. İlerleyen diğer haftalarda, sinirine hakim olmayı biraz daha öğrendikçe bu sayı azalmış. Anlamış ki, sinirlerine hakim olmak, çivi çakmaktan daha kolay. Sonunda kendine hakim olmayı öğrenmiş.
Babasına artık iyi bir çocuk olduğunu ve artık sinirlenmediğini anlatmış. Babası da ona her sinirini tuttuğunda, çitten bir çivi sökmesini istemiş. Günler geçmiş ve küçük çocuk çitteki bütün çivileri sökmüş. Babasına bütün çivileri söktüğünü ve artık iyi bir çocuk olduğunu söylemiş.
Babası oğlunun elinden tutmuş ve birlikte çitin yanına gitmişler. Babası oğluna “Aferin evlat. Çitteki bütün çivileri sökmüşsün. Ama şu çitteki çivilerin bıraktığı boşlukları görüyor musun? Çit hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Öfkeyle birşey söylediğin zaman insanda aynı böyle izler bırakır. İnsanın kalbine aynı bıçak saplamak gibidir. Sen ne kadar özür dilersen dile, yara herzaman kalır.” demiş.”
Evet, sevgili okurlar. Herkes öfkelenebilir. Herkesin gerçekten sinirlerini bozan olaylar olabilir. Lütfen bunları sevdiklerimize öfke ve şiddetle yansıtmayalım. Onları kırmayalım. Çünkü bazan geri dönüşü olmayan olaylarla sonuçlanabilir. Sevdiklerimiz bizim için birer mücevherdir. Onlar bizi sevindiren ve başarılara götüren insanlardır. Lütfen onların kalplerini bir anlık öfkeyle delik deşik etmeyelim. Şu hayatta mutlu olmayı ve insanları mutlu etmeyi öğrenelim lütfen. Herkesin kalbi tatlı sözlere açıktır.
Ebru

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

SINIRLARIN ÖTESİNE GEÇ..Ebruli Sayfalar.

Merhaba Sevgili Nilgün’ün Günlüğü Okurları, Türkiye’de ilk kez Sinop’ta yapılan son derece önemli bir faaliyetimizden …

2 Yorum

  1. Şu an yazınızı okurken düşündüm. Acaba şu ortamda Sinop için değerlendirecek olursak ve böyle bir uygulamayla teste katılmak isteyenlere birer torba çivi versek ne olur.Yine tahmin yürütmek gerekirse daha yokmu cevabıyla karşılarız kanısındayım.Ama şu bir gerçekki yazıdaki anlatılmak istenen ve verilen örnek mükemmel bir oluşum.Temennim tüm insanların barışık bir yaşamla sevgiye ve saygıya uzanan bir yolda emin adımlarla yürümeleridir.
    Sizleri ve Kenyalı arkadışınızı bu paylaşımınızdan dolayı kutluyorum.

  2. Irem Ebru Gursoy

    Merhaba Özkan Bey. Umarım bu yazı, kıssadan hisse, birilerinin kulağına küpe olur. İnsan kalbi kırılgandır. Ne yazık ki, bazı insanlar sevdiklerinin kaplerini kırarak, onarılmaz hale getiriyorlar. Ama hepimizin içinde af dilemek ve affetmek de var. Bizi insan yapan özelliklerden uzak kalmamayı umut ediyorum. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir