Home / Genel / Olden-Norveç.. 29.06 .2011

Olden-Norveç.. 29.06 .2011

Bu sabah saat 4.00de uyandik, baktik hava yagisli ve sisli ,haydi kizlar biraz daha uyuyalim dedim. Bu seferde uyandigimizda saat 6.40 olmustu. Acele ile giyindik ve dogruca guverteye ciktik. Malesef o kadar cok yagiyorduki fotograf makinami nasil koruyacagimi bilemedim. Goruntu her turlu hava sartlarina ragmen cok guzeldi. Cok cok yuksek kayalarin arasinda gemimiz suzuluyordu. Bu goruntuler karsisinda ne tarafa bakacagini bilemiyor insan.

Olden 96 kmuzunluğundaki Nordfjord’un en sonunda yer alan,480 nüfüslu minik bir köy.Bu bölgeden, Jostedals ve Briksdal buzullarına giden vadiler başlıyor. Stry iline bağlı bu bölge,tarım balıkçılık, küçük çaplı sanayi ve turizmle geçiniyor.

Epey bir izledik etrafi sonrada, Olden`e yanasti gemimiz.Olden`I izleyerek kahvaltimizi yaptik. Bu gunku bulusmamiz rehberle saat 9.30 basladi. Yabancilar ve Turkler karisik tura ciktik. Herbirimize, gemi yagmurluk dagitti. Otobuslere binerken bile yağmur cok yagiyordu. Bu arada limanda tura götürecek tam 16 otobüs bekliyordu.

Otobüsle, Geinranger’e  giderken,Loen ve Stryn Köylerinden geçtik.

Yol  boyunca dağlardan sular şelale gibi akıyordu. İrili ufaklı birçok şelale sonra bir yerde birleşiyor ve azgın sulara dönüşüp denize akıyordu.. Ama hepsinin ustunde bir kopru var, azgin sularin ustunden oyle geciyorsunuz.. Bazi yabanci turistler rafting yapiyor ve bazilari da malesef bu azgin sularda hayatlarini yitiriyorlarmis. Rafting yaparken yaniniza muhakkak rehber alin dediler. Daglar goz alabildigine yuksek.Mesela yukarı baktığınızda bir bulut görüyorsunuz biraz daha yukarı baktığınızda karşınıza dağın tepesi çıkıyor.

Her taraf yemyesil ve agac kapli.O yuksek daglarin bazi bolumlerinde toprak kaymasi olmus. Ve simdi evler yaparken bu tur kazalari on planda tutup dikkat ediyorlarmış.. Mesela rehberimiz soyledi,Olden’de bu daglarin birinden kopan bir kaya parcasi, yuzyillar once 1600 yillarinda denize dusmus ve sehirde tusinami etkisi yapmis. 70 kisi bogulmus. Bu 70 kiside orada bir kilisenin bahcesinde gomuluymus. O kiliseyide gosterdiler.

Evleri pek guzel hepsi sivri catili ufak pencereli. Hani cati katlari olurya bazi evlerde boyle sivri sivridir tepeleri ,ustede bir camı olur onun gibi.Bazi catilarin ustunde bitkiler var. Bunlar ne dedik. Vikinglerden kalma bir adet dediler. Cati ustunde ki bu otlar ve  degisik bitkiler, evi soguga ve sicaga karsi koruyormus.Bazı evlerde bu alışkanlık hala sürdürülüyor.

Geiranger `e  geldigimizde hala yagmur yagiyordu.Ve feribota bindik. Gemide bizim gibi daha bircok yabanci turist vardi. Bazilarimiz iceride kahvesini icirken bazilarida benim gibi guvertede  yagmur altinda resim cekmeye calisiyordu.İyiki gemide mavi yağmurlukları dağıtmışlar çok faydası oldu.Fotoğraf makinamı onunla korudum. Çok yağmurda ufak,eski makinamı kullandım. İkisiyle çektiğim resimleri karşılaştırdığımda gerçekten çok fark olduğunu gördüm. Daha iyisini görünce farkı anlıyorsunuz ancak.

Biliyorsunuz Sinop’ta ki Hamsilos Koyunu Bazı bilim adamları Fiyord olarak söyler. Inanin burayı görünce Sinop’ta fiyord olmadığına inandım. Burası sadece Hamsilos Koyu.

2 Buyuk fiyord varmis Olden’de.. Biri 16 km uzunlugunda bir digeride 202km uzunlugunda. Biz 16 km olana gittik. Geianger`a giden.

Simdi goruntuyu nasil anlatsam sizlere…Kelimeler kifayetsiz kalir inanin. cok cok yuksek daglar arasindasiniz, daglarin her yerinden denize dokulen selaleler var, bazi yerlerde bulutlar yere inmis gibi, sut liman bir deniz, bazende yaninizdan gecen ufak gemiler. Fiyord da oldugunuz icin hangi tarafa bakacaginizi sasiriyorsunuz. Hele birde yagmur yagmasa , dusunun ne muhtesem olurdu. Sizlere bu guzellikleri kelimelerle ifade edemeyecegim icin bol bol resim cektim ve goruntu aldim.

Bir dağa baktığımda insane yüzünü anımsatan bir şekil gördüm,bana mı öyle geldi acaba diye düşünüyordum ki, birçok kişi benzetmiş ve resmini çekmeye başladılar.

Yağmur devamlı yağdığı için birçok kişi aşağı kapalı yere indiler ama ben o yağmurluk sayesinde görüntü almaya devam ettim.

1 Saat suren yolculugumuzun ardindan gemimiz Geiranger`a vardi. Bu arada baska turist gemileride fiyord icinde duruyordu. Bu manzarayla  daha once internette de karsilasmistim. Simdi ise bu muhtesem goruntu gozumun onundeydi.

Facebook ta yayınladığımda bazı arkadaşlarım yağlıboya tabloya benzetmişler.Öyle güzel inanın. Resimlerde gördüğünüzde sizde bana hak vereceksiniz. Hele birde günlük güneşlik bir havada bu manzarayı düşünün..Off off muhteşem olurdu.

Burasi 267 kisinin yasadigi kucuk bir kasaba imis. Ama devamli gelen turist gemileriyle nufus gunluk 5000 bine kadar cikiyormus. Hemen fiyordun karsisindaki Otele gittik ve tura dahil olan acik bufe oglen yemegimizi aldik. Gruplar ayri ayri geliyor ve kendilerine ayrilmis masalara oturuyordu.Cok kalabalikti, once biraz izdiham olsada  sonra hersey normale dondu.

Otelin karsisinda otobusumuz park etmisti. Ve yaninda yine azgin sel sularini andiran selale gibi akan sularin karsisinda ufak bir kulube ve bahcesinde de  salincak ve tahtiravalli vardi. Cok garip geldi. Vallahi ben olsam oyle suyun yaninda olan evimin cevresini yuksek tellerle cevirirdim. Ama onlar cocuk bahcesi yapmislar.Ve birde bu memlekette 6 ay gunduz ,6 ay gece, birkaö saat dışında. Her yerde su göre göre alışmışlar demek ki.

Ve tekrar otobusumuze bindik. Rehberimiz 1500 metre yukseklikten Gairanger`I izletecegiz dediginde bayagi heyecan duyduk.

Yavas yavas cok duzgun yollardan kivrila kivrila otobusumuz gitmeye basladi. Bu arada biz cikarken  onlarca otobuste iniyordu.

514 metre yukseklige ciktigimizda karsimizda ruya gibi bir göl cikti. Gercekten ruya gibi bir sey. Burası Djupvatn Gölü imiş.

Aslinda size kelimelerle ifade etmeyeyim sizin icin resim cektim bakin her birine ve siz yorumlayin. Daglar arasinda bir gol, uzerinde hem gokyuzunun ve hemde  daglarin goruntusunu gorebiliyorsunuz. Bazi bulutlar yere inmis gibi,ustlerinde  bol agacli dagları görüyorsunuz. Gölün bazı yerleri buz tutumuş. Bazı yerler cam gibi parlak dibindeki taşlar görülüyor..

Etrafta hic bir sey yok. Sadece bir café ve ihtiyacinizi giderebileceginiz tuvalet. Ama bol miktarda turist.

Mest olmus sekilde bu manzarayi yerden 1500 metre yuksege cikarkende izledik. Bu arada karsimiza bol bol kar kumeleri cikti. Rahberimiz ozellikle ustune basmamamiz konusunda uyardi. Cunku cok kalin gibi dursada, bazilarinin altindan siddetli sular akiyordu.

Bu goruntuler arasinda otobusumuz dagi tirmandi ve yine 1500 yukseklikte bir meydana geldik. Etrafta bircok turist goruntu aliyor, poz poz resim cektiriyordu.

Burasi Norvec`in enyuksek yerlerinden biri olan,DALSNIBBA VIEWPOINT (Dalsnibba manzara noktasi). Cevresi yine daglik ve karliydi. Bir sey daha dikkatimi cekti ve hatta rehberimize sordum. Cevrede buyukten kucuge siralanmis bircok tas kumesi vardi. Nedir diye sordugumda, vikinglerden gelen bir gelenek oldugunu soyledi. Vikingler zamaninda boyle taslar hazirlanir ve icine yakici  seyler koyulermıs ve bu sekil haberlesirlermis. Ben de hemen bir tas kumesi hazirladim , ve dilek diledim.)))))

 

Bir sure sonra donuse gectik. Yine o guzellikleri bu sefer inerken izledik. Sonra burada yasayan yabani hayvanlarin maketlerinin bulundugu müzeye ugradik.

Burada ayni zamanda hediyelik esyalarda satiliyordu. Oradan bir Viking sapkasi aldim. Burada trollarda cok meshur.Eskiden burada yasadigina inanilan ufak yaratiklar.Hikayesini internetten okuyabilirsiniz. .çok cirkin yaratiklar ama onlari sevimli hale getirmisler.Magnetleri , anahtarliklari var.Burada aldığınız en ucuz şey magnet o da 4.50 euro en ucuzu.Yani anlayacağınız herşey ateş pahası. Ben geçen gün Sinop’ta ki mağnetlere baktım 2-3-4 tl. Ve hala bizim yerli turistler neden çok pahallı diyorlarmış.((((Bakın Amerikada da magnet fiyatları 4.5 dolardı.Prag’da da öyleydi.

Gemiye geldigimizde saat 17.20 olmustu. Kosturmaca gemiye girdik ve saat 18.00 de hareket etti. Unuttum size basta yazmaya ,yagmur Geiranger`da gemiden indigimizde durmustu.))) Ve sansimiza da sis yoktu.Rehberimiz şanslısınız , iyiki yağmur yağdıda sisi olmadı dedi. Yani her şerde vardır bir hayır.

Iste boyle sevgili dostlarim harika bir gezi gecirdik, bana bu kadar begendin, orada yasamayi dusunurmusun diye sorsaniz asla derim. Cunku 6 ay beyaz geceler, 6 ay karanlik. Beyaz gecelerde ne yapiyorsaniz, karanlik gecelerde de ayni sey. Yine ise gidiyorsunuz ayni saatte,yine cocuklar okula gidiyor. Burasi kucuk bir kasaba oldugu icin, evlerde birbirinden cok uzakta veya bir kac ev yan yana, sanirim ondan olsa gerek burada perde kullanmiyorlarmis.))))

Birde evlerinin yanlarinda gordugunuz kirmizi yapilarda hayvanlara aitmis.Ahir gibi. Inekleri bizim Turkiye`deki ineklere benziyor ama koyunlari asla. Ben hatta kopek sandim. Biraz daha bodur ve sisman. Degisik atlari var. Onunda posterinin resmini cektim bakarsiniz.

Yine yazdiklarim cok uzadi biliyorum. Gemiye geldigimizde hemen dus alip hazirlandik ve ben guverteye cikip panoromik goruntu aldim. Ama cok ruzgarliydi,hasta olurum korkusuylada hemen iceri girdim.

Aksam yemeklerini IIPalladio `da yedik.Herkezin ozel bir masasi var. hergece oraya gidip oturuyorsunuz ve size 2 garson  servis yapiyor. Turk yolcular cok oldugu icin artik yemek listesi turkce geliyor.

Once bir baslangic geliyor mesela bu aksam biz midye istedik. Kabuklu sekilde degisik sosla tatlandirilmis bir tabak geldi. Sonra risotto diye italyan pilavi geldi. Zaten bu pilavin degisik cesitleri her aksam listed var. sonra corba geliyor isterseniz ben dun gece ozellikle kremali domates corbasi istedim ve cok guzeldi. Ozlemisim sulu birsey yemeyi, afiyetle ictim.

Ardindan domates soslu patlicanli, peynirli firinda pismis bir cesit ve yaninda ben izgara balik arkadaslarimda hindi yediler.Artik aksamlari Gingerale iciyoruz. Eskiden bilirim Amerikalilar zamanindan,cok guzel bir icecek,alkollu degil tavsiye ederim. Bu arada ictiklerinizin parasini anında kartınızdan alıyorlar.Bu kart gemi kartı ama elktronik. Hem kapımızı açıyor hemde para yerine kullanıyoruz. Biz peşin ödeyeceğiz alış verişlerimizi demiştik baştan ve kartımıza 500 euro yüklemiştik,ondan kullandık. Ayrılacağımız sabahta hesap çıkarıyorlar artı veya eksi ona göre kapatıyorsunuz hesabı.

Yemek sonrasi biraz tiyatroya gittik, opera vardi pek fazla durmadik ciktik. Ve IIGRAPPOLO D`ORO WINE BAR`da coco rook ictik. Arkadasimda  Italyanlarin ozel ickisi Limoncello special aldi. Hepside cok guzel tatlardi. Artik uykumuz geldi yatalim dedik , odamiza giderken yaklasik 3 bardan geciyoruz, bu barlardan biri olan Bar de Poeti`den gecerken kadinli  erkekli bir grubun dans yaptigini gorduk, birazda onlari izledik. Bu arada her aksam Zebra Bar`dad a Bingo  oynaniyor ve dans dersleride veriliyor. Kumarhaneleride cok genis ,ama ilgi alanimiza girmiyor. Yoksa birkac Euroluk oyanardik, bakarsin kazanirdikta turumuz bedavaya gelirdi.)))))

Aman tanrim saat kac olmus. Ben size gunlugumu yazacagim diye saati unutmusum. Yarin saat 8.00 de Bergen`de olacagiz. Umarim yagmurlu olmaz.

Bu arada saat 23.30 da  hava bizim Turkiye`de ki saat 18.00 deki hava. Gece saat 2.00 de kalktigimda da yine alaca karanlikti, yani anlayacaginiz burada karanlik bir gece olmuyor. Haydi size iyi geceler…..Cok uykum geldiiiiiiiiiiii.
Aşağıdaki linkleri tıklayarak videoları izleyebilirsiniz.

Olden-norveç ncabaci

Djupvatn Gölü -norveç ncabaci

DALSNIBBA VIEWPOINT ‘den bakış ncabaci

Gemide dans edenler ncabaci
Birkaç yeni figür öğrenmek isterseniz yaptıkları dansı izleyin.))))))

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

Bir olay daha…Bakın ne geldi başıma! 05394189689

İyi akşamlar sevgili okuyucularım. Aslında bugün planımda yazmak yoktu, ama başıma önemli bir olay gelince …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir