Home / Köşe Yazarları / H.Çiçeksever / DİL- LİSAN -HAFIZA…..H.Çiçeksever’den…

DİL- LİSAN -HAFIZA…..H.Çiçeksever’den…

Bir dil bir insan, iki dil iki insan. İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşırlar.

Beni bu güzel havalar mahvetti diyen şairin mısralarındaki gibi nefis yaz havalarına dalmış, kumsalda kamp kurmuşken,  İngilizce öğretmenliğime çağrı gibi , Amerikan Kültür Derneği Dil okulları Sinop temsilciliğinden Gülay Aksu; Daima daha iyisini yapmak idealiyle büyük bir eğitim heyecanı içinde lütfen bugün törenimize gelir misiniz diyordu.

Sinop’ta eğitime bir marka kazandırmak cesaretini gösteren Gülay Hanım’ı  doğrusu tebrik etmek lazım.13 nisan 2011’de açılan kurumun   bugün mezuniyet töreni vardı. Gülay hanım ve öğretmenleri çok güzel bir sunum hazırlamışlardı.PizzaPizza Restorant ‘ta gerçekleştirdikleri sertifika  törenlerinde; lise, ortaokul,ilkokul ve anaokulu öğrencilerini mezun etmenin haklı gururunu ve heyecanını velilerle paylaştılar.

35 yıl ayrı kaldığım Sinop’ta yeni yüzleri, insan profilini dikkatle  inceliyorum. Tören sırasında ilgimi çeken bir şey oldu. Veliler Sinopluların dile karşı duyarsız olduğunu söylediklerinde ben bu ilde doğmadım mı  diye düşündüm. Daha bizler yaşarken hafızaların silinmesi insanı dehşete düşürüyor.

Komşumuz Fransızca öğretmeni rahmetli  Ali Aşkar bey, Avukat  Tolunay Kaptan  ders verecek kadar dil biliyorlardı. Sökü köyünde yaşayan dayım Ali Baş aksanı güzel Fransızca konuşurdu.

Daha sonra ise,  Halk Eğitim Merkezindeki Barış Gönüllülerinden hepimiz İngilizce dersler almıştık. O devirlerde yurt dışına çıkmak çok zordu, Turizm bu kadar gelişmemişti. Sinop’un ilk kaptanlarından olan dayım Şemsi Aydın yurtdışı anılarını anlattıkça ileri görüşlü olan annem hafız olmasına rağmen beş kızının dil öğrenmesi için hedef koymuştu. Ve ben, on yaşımda Fransızca, 16 yaşımda İngilizce olmak üzere dünya mektup arkadaşlığına başladım 30-40 sene devam ettirdim. Bugün dünya dost koleksiyonuna sahibim.

Bugün gördüğüm Sinoplulara ne kadar yabancıydım. Şimdi Turizm ilerlemiş, Cruise gemileri geliyor, insanların çoğunun yurt dışına gittiği yetmiyormuş gibi hemen hemen her evde yabancı damat bulunuyor buna rağmen  insanlar  dil bilmiyor, yeni bir dil öğrenmeye hevesli değilmiş. İnanılmaz bir gerilik. Bize bir şeyler oluyor!

Aşıklar caddesinde bugün Tarı apartmanlarının olduğu yerde Sinop milletvekili rahmetli Haşim Tarının güller ve portakal ağaçları içinde bir villası vardı. Hiç çocuğu yoktu ve eşi yeni ölmüştü. 23 yaşındaydım, gittim ve ne dedim biliyor musunuz?

“Haşim bey amca bu evi Dr.Rıza Nur gibi tapulayın ve bana bırakın İngilizce yaz okulu açayım…” maalesef eski metreslerine bıraktı ve yerine o güzel caddede zenci gettoları gibi çirkin evler yapıldı.Kötü örnekler gittikçe çoğalarak geri dönüşü imkansız çok çirkin yapılarla doldu. Hırs, açgözlülük, medeniyetten habersizlik  insanların gözünü kör, kulağını sağır, beyinlerini boş bırakmış.En acı olanı ise boş beyinler “hafızasız” bir toplum yaratıyor. Biz buna sürü toplumu, kimliksizlik ve prozac(ruh hastası) toplum diyoruz. Milletler hafızası olan toplumlardır.

Gülay Hanım’ın eğitim heyecanı  bugün bana sanki eski hayalimi gerçekleştirme fırsatı yaratmışçasına  mutluluk  verirken, ülkem adına içim burkulmadı değil.

 

 

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

HOŞGELDİN 2013..H.Çiçeksever’den

Üç haftadır Londra”da Christmas kutlamaları nedeniyle torunlarla partiden partiye koşturup duruyoruz.. Okullar, bazı iş yerleri …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir