Home / Genel / 17.Gezici film Festivali & Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği….

17.Gezici film Festivali & Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği….

Yıllar öncesine gidiyor düşüncelerim….Yıllar….O çocukluğumda haşlıklarımı biriktirerek babamdan gizli gittiğim sinemaları ,hafta sonu arkadaşlarımla yaptığım kaçamakları hatırlıyorum.Her hafta sonu muhakkak Melek veya Nermin Sinemasına giderdik.2 film birden oynardı o zaman. Filim başlamadan 1 saat öncesinde Nilüferin kasetleri çalardı sinemalarda. Daha sinemaya yaklaşırken duyardınız şarkıları.

Sinemalar öyle şimdiki gibi cep kadar sinema değildi,bir uçtan bir uça uzanırdı Nermin Sineması,Melek sinemasıda 2 katlıydı.Bazen gözlerimiz ağlamaktan şişmiş bir şekilde çıkardık sinemadan,bazen de gülerek yorumlar yapardık. Çok bilirim Türkan Şoray için,Filiz Akın için ağladığımı. Tarık Akan’a da aşık olmuştum bir aralar.)))

Yaz geldiğinde de, yazlık sinemaların keyfi başlardı. Bir masa tutardık,önümüzde bir külah çekirdek,çekirdek çıtlayıp, fruka içerdik. Kızım 3-4 yaşındayken çocuk pusetine koyup onuda götürürdük sinemaya. O biraz seyredip uyur, bizde izlerdik.Gerçekten sinema izlemek çok büyük keyifti ozamanlar….

Sonra ne mi oldu????Artık akşamları, televizyon almıştı sinemaların yerini. Sinemalarda güzel filmler yapılmaz oldu, bir seks furyası başladı,tecavüzcü Çoşkun’lar ortaya çıktı  veee sinemalarda, teker teker kapanmaya başladı.

Arada Amerikan Üssünde sinemaya gittiğimizde, orada da ilk dikkatimi çeken, Amerikalı askerler,önce marşlarını söylerler elleri kalplerinin üstünde, sonra da pop corn (patlamış mısır) ve kolalarını alıp film izlerlerdi.Benim de aklımda kalan, patlamış mısırın burnuma gelen mis gibi kokusu ve yanında içtiğim kola…

Film İngilizce olduğu için bazı bölümlerini anlamakta zorlanırdım ara ara, ama yinede filmi, sinemada izlemenin keyfini yaşardım.

Ve seneler seneler geçti. Deniz sineması açıldı. Her filme giderdim açıldığında sanıyorum ilk açıldığında her hafta film değişirdi. Sonra daha uzun aralarla değişmeye başladı, seyirci potansiyeli düştü. 5 kişiyle bazen film izlerdik. Sonra yazları gösterimler kalktı. Sonbaharda tekrar açıldı derken bugünlere geldik…

Bugün ise ilk kez Sinop’ta 17.Gezici Film Festivaline ev sahipliği yapıyoruz.

İlk kez olduğu için büyük bir heyecan taşıyoruz hepimizde. Entelköy ,Efeköy’e karşı’nın galasıyla açıldı festival. Malesef rahatsızlığım dolayısıyla ilk gece gidemedim.Ama tüm bilgileri arkadaşlarımdan aldım,görmüş gibi de oldum.Bu arada Otel Bossinop’un önünde,Uğur Yücel ve Ahmet Boyacıoğlu’nu gördüm.Yeni gelmişlerdi Sinop’a . Resim çekmeyi düşündüm bir an, sonra dedim daha yeni geldiler sonra çekerim diye vazgeçtim. Sonrada Uğur Yücel’i göremedim,gitmiş. Ama güzel duyumlar aldım ardından. Festivaldeki konuşmasında, keşke’’ Türkiye Sinop gibi olsa’’ demiş. Çok sevdik bu cümlesini.İşte bakın Sinop’u ilk kez ziyaret eden bir aktörün gözünde Sinop, böylesine güzel izler bırakmış.Teşekkürler Uğur Yücel.

Dün Gül Hasan’la festival açılışını ben de yaptım. Eski bir Tuncel Kurtiz ve Müjdat Gezen filmiydi.Akşamda Yangın Var’a gidecektim ama misafirim geldi olmadı.

Bugün Pazar ..Sahipsiz Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği yönetim kurulu üyeleri, bugün Gezici Festival için gelen misafirlere yemek verdiler. Yöresel Sinop yemekleri. Hepsi çok güzel hazırlanmıştı.

Saat 11.0de TRT Türk kanalında canlı yayına çıktılar. Dernek Başkanı arkadaşım  Ayşegül Dilekçi’nin konuğu oldular.Onlar SKY Kulübünün balkonunda canlı yayın yaparken bizde içerideki tv de onları izledik.

Bu arada yapılan yöresel yemeklerimizden TRT ekibi, Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu,Yurt Filminin yönetmeni Muzaffer Özdemir,Norveç Krallığı Büyükelçiliği nin Başkatip’i Eırık Nestas Mathısen ve Estonya’lı eşi,TRT sunucusu Ayşegül Dilekçi,Sinop Kültür ve Truzim Derneği yönetim kurulu üyeleri ve bizler yedik. Tüm arkadaşlarımın emeğine sağlık. Yemeklerin tadıda,görünüşleride harikaydı.

17.Gezici Film Festivali ile ncabaci

Bu arada saat 10.30 da Sky Kulübündeydim.Gittiğimden beride hepimiz, konuklarla bol bol resim çektirip sohbet ettik. Ahmet Bey aslında cerrahmış mesela bunu öğrendim. Çok pozitif bir bey,konuşurken kendisini yıllardır tanıyor hissine kapıldım. Seneye yine Sinop’a geleceklermiş, sevindik.))Ayşegül Hanım ‘da çok tatlı,şeker bir bayan. Norveç Başkatip’i ve eşide Türk Yemeklerini çok sevdiler. Özellikle mısır çorbası ve nokulumuzu çok sevmişler.)))Yazın yine gelin dedim,bugün de çok güzel yaz gibi dediler. Sinop’u çok sevmişler.

Bu arada saat 12.30 olmuştu ki bir bey geldi.İlk görüyordum.O sırada yanıma Ezgi gelip,Nilgün abla bak bu bey ,Yurt filminin yönetmeni Muzaffer Özdemir dedi. Tam da yemek alıyordu,resmini çektik. Bize sert bir ifadeyle baktı,ne oluyor, lütfen çekmeyin dedi. Biz gülümseyerek bir kez daha çektik, o elindeki tabağı masaya bırakarak ,kimseye özel hayat diye birşey bırakmıyorsunuz dedi.

Aaaaaa dedik içimizden çok bozulduk Allah bilirken.Şimdiye kadar fazla film yıldızı veya rejisör tanımadığım için biraz şaşkın ve hayretle yerime oturdum.Arkadaşlarımda şaşırdı bu tepkiye hatta biri yanında sevgilisimi var ki özel hayat olsun dedi.15 dakika kadar olmuştu dayanamayıp yanına gittim,karşısına oturdum. Afedersiniz ,biz sabahtan beri buradaki arkadaşlarla resimler çektirip sohbetler ediyoruz ve derneğimizin yaptığı yöresel yemeklerden ikram ediyoruz,sizin bize karşı tutumunuza yorum getiremiyorum dedim.Yine sert bir ifadeyle baktı,siz şimdi bu söylediklerimi ciddiyemi aldınız diye sordu.Nasıl yani dedim. Şaka mı yaptınız?Evet dedi gülümseyerek.Şaka yaptım,demek ben çok iyi rol yapıyormuşum diye gülümsedi.)))Ben de elimi uzattım toklaştık,sonra Ezgi’yi çağırdım gel Ezgi şakaymış dedim,o da gülümseyip bir ohh çekti.)))

O anlarda Muzaffer Özdemir’in, Nuri Bilge Ceylan’nın 2002 yılında çektiği,bol ödüllü Uzak filmindeki Mahmut’u olduğunu bilmiyordum.Ve üstelik 2003 yılında Cannes film festivalinde en iyi erkek oyuncu seçilmiş.Bunları o anda bilseydim bu seferde kibirinden yaptı derdim.)))))Bu arada beraber resim çektirdik,barış resmi oldu.))))Gerçekten mükemmel rol yapıyor ama esas gönlünde yatan rejisörlükmüş. Bunuda Yurt filmiyle tescillemiş,izleyenler beğendiklerini söylediler.

İşte sevgili günlük, şu sıralar Sinop hareketli günler yaşıyor.Bu fırsatı iyi değerlendirin,mümkün olduğu kadar filmleri kaçırmayın diyorum. Bu arada davetiye bulamışsanız eğer,gösterim saatlerinde sinemada olun,önce davetiyeli olanları içeri alıyorlar,sonrada davetiyesiz olanları. 100 kişilik sinemada eminim sizde yer bulacaksınızdır.

Sevgisiz ve sinemasız kalmayın. İyi pazarlar.

 

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

Bahçeşehir Musiki Derneği….18 Mart……

Tesadüfen öğrendim, 18 Mart Şehitleri anma gününde, İstanbul’dan Bahçeşehir Musiki Derneğinin geleceğini. Hemen de biletimi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir