<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bi&#8217;Tutam Tuz. &#8211; NİLGÜN&#039;ÜN GÜNLÜĞÜ &#8211; SİNOP AŞIĞI</title>
	<atom:link href="https://nilguncabaci.com/tag/bitutam-tuz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://nilguncabaci.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Mar 2016 21:22:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>
	<item>
		<title>Hayatın Gidişatını Biz Belirleyelim&#8230;..Bi&#8217;Tutam Tuz.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/03/hayatin-gidisatini-biz-belirleyelim-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/03/hayatin-gidisatini-biz-belirleyelim-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2016 21:21:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=28592</guid>

					<description><![CDATA[  Bir zamanlar &#8216;Secret&#8217; tuzağına düşmüştüm. Zengin olmak istiyordum. Kitap da kendini zengin gibi hissetmek gerektiğini söylüyordu, bunun için de sürekli almak ve para harcamak gerekiyordu. Bende o kadar nakit yoktu, ama ben sürekli harcıyordum. Kredi kartım borcum artıyor, ama ben mutlu mesut elimde poşetlerle mağazalardan çıkıyordum. Tabii mutluluğum kredi kartı ekstresini görene kadar sürüyordu. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11444" class="thread-item-header">
<div class="thread-info"><span class="thread-date"><span class="short" title="Thu, Mar 24, 2016 at 10:36 AM"> </span></span></div>
</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11412" class="thread-body" tabindex="0">
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11419" class="body undoreset" tabindex="0">
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11418" class="email-wrapped">
<div id="yiv0443545447">
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11417" dir="ltr">
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11416">Bir zamanlar &#8216;Secret&#8217; tuzağına düşmüştüm. Zengin olmak istiyordum. Kitap da kendini zengin gibi hissetmek gerektiğini söylüyordu, bunun için de sürekli almak ve para harcamak gerekiyordu. Bende o kadar nakit yoktu, ama ben sürekli harcıyordum. Kredi kartım borcum artıyor, ama ben mutlu mesut elimde poşetlerle mağazalardan çıkıyordum. Tabii mutluluğum kredi kartı ekstresini görene kadar sürüyordu. Sonrası ödenemeyen borçların mutluluğumu ve zenginlik hissimi benden almasıyla sonuçlandı. Çok şükür ki bir arkadaşım bana yüklü bir borç verdi ve başka bir arkadaşım bana kredi kartı kullanmanın aslında olmayan ve gelecekten beklediğimiz parayı kullanmak olduğunu söyledi ve ben aydınlandım. Borcumu olabildiğince kısa sürede bitirdim (borç almanın en iyi yanı sizi hemen ferahlatması, ama en kötü yanı da geri ödemesidir, banka borcunda bir de bunun üzerine faiz geldiğini düşünün)</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11450">Daha sonra karşıma &#8216;Çözüm olmak&#8217; adlı kitap çıktı. Yazarı Darrel Rutherford aynı zamanda Aykut Oğut&#8217;un öğretmeni. Darrel Rutherford&#8217;un kitabı biraz karışık, belki çeviriden, ama Aykut Oğut&#8217;un kitapları eğlenceli ve kolay anlaşılır. Eğer henüz okumadıysanız tavsiye ederim. Bu kitapta Secret&#8217;ın tümüyle tersine önce hisset, sonra eyleme geç ve sahip ol diyordu. Yani içimizde hissetmeden dışımızda hiçbir şey yaratamıyoruz. İçimiz boşsa, dışımızda da hiçbir şey yok. İçimizde bolluk bilinci yoksa istediğimiz kadar harcama yapalım, hep bir eksiklik ve fakirlik içinde olacağız. O yüzden içimizi doldurmamız şart.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11485">Bir kavak ile bir çınar fidanı yan yana dikilmiştir. Kavak hızla büyür ve çınara dönüp, ne kadar uzun sürüyor büyümen, haydi boy atsana, ben seni geçtim, der. Çınar gülümser. Bir süre geçer, kavak incecik ve uzun boylu, çınar ise güçlü bedeninde daha kısadır. Bir gün fırtına kopar ve kavak ağacı kırılıverir, yerle bir olmuştur. Çınar ise yanında sapasağlam ayakta duruyordur. Hiç fark ettiniz mi, 500 yıllık çınarlar vardır da 500 yıllık kavak ağacı hiç yoktur. Bizim de sahip olmadığımız şeyleri harcamamızın ömrü bir fırtına kadardır.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11492">Ben yıllar içinde para ile ilgili çok çalışma yaptım, yaptığım çalışmaları hep içselleştirme peşindeyim, hayatıma geçirmediğim hiçbir çalışmanın değeri yok, milyarlar ödemiş olsam da&#8230;</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11491">Kısaca özetlemem gerekirse: Para nötr bir kağıt parçası, değeri bizim ona değer verdiğimiz kadar.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11501">Paraya arkadaşımız gözüyle bakmazsak, hayatımıza kabul edemiyoruz. &#8216;Para kirlidir, parası olan kötüdür, zenginler haram yer, vb.&#8217; diyorsanız para ile ilişkinizi düzeltme zamanınız gelmiştir.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11500">Dünyadaki bütün parayı düşünün, siz hakkınız olanı almadıkça bunu alan başkaları var ve şu anda para daha çok silah ve sağlık alanında insanların aleyhine kullanılıyor. Siz paranıza sahip çıktıkça onların payı azalıyor ve siz barışı seçiyorsanız, barışın potansiyeli artıyor. Beni en çok motive eden bu oldu diyebilirim.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11502">Bankalardaki paralar sanaldır, aslında yoktur, hesabınızdaki para sadece bir rakamdır, kredi kartınızdaki de. Bu da paranın gerçek değerini düşürmekte, bizi kıtlığa götürmektedir. O yüzden daha az kredi kartı, daha çok nakit para harcayın. Böylece gereksiz faiz ve komisyon ücretlerini de ödemekten kurtulursunuz. &#8216;Bütün paramı kredi kartına veriyorum, nakitim kalmıyor, o yüzden kredi kartını kullanmak zorundayım&#8217; diyorsanız, haydi elinize bir çomak alın ve bu kısırdöngünün bir çarkına sokuverin.<a href="http://bitutamtuz.com/istek-mi-ihtiyac-mi/" target="_blank" rel="nofollow"> İstek</a> ve ihtiyaçlarınız arasındaki farkı fark edin. İstekleriniz egonuzun size empoze ettiği, ihtiyaçlarınız ise özden gelenlerdir. Bırakın reklamlar ve statü kaygısı ile yönetilmeyi. Kendinize sahip çıkın ve kendi kendinizin yöneticisi olun.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11509">Son zamanlarda çıkan altın hesaplarına da ilgi göstermeyin, çünkü o altınlar da sanal. Gerçek altın alın ve evde saklamaktan korkuyorsanız bir kasada saklayın. Dikkat ederseniz banka altın fiyatları daha düşük ve sattığınızda da daha düşük fiyata satıyorsunuz.</p>
<p><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/03/para-1.jpg" rel="attachment wp-att-28594"><img decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-28594" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/03/para-1-150x150.jpg" alt="para (1)" width="150" height="150" /></a></p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11518">Kapitalizm hepimizi elinde kukla etti. Örneğin telefonlar&#8230; Her gün yeni bir model çıkıyor. Farkı ne? Bir cm daha uzun, bir milim daha ince. Bütün özelliklerini kullanıyor muyuz?  Tabii ki hayır, ama en son modeli almak için ölüyoruz, çünkü yanımızdaki arkadaşta en son modeli var. Zorlanarak alıyoruz, çok mutluyuz ve iki gün sonra alt kat komşumuzun elinde en son çıkan ve bizdekinden daha &#8221;güzel&#8221; olan modeli görüyoruz. Alın size mutsuzluk. Mutlu ya da mutsuz olmak artık gördüklerimizde yani. Ama içimizde tam ve bütün olmayı başarırsak, eski model bir telefonla bile çok daha verimli kullanmayı ve mutlu olmayı öğrenebiliriz.</p>
<p id="yui_3_16_0_ym18_1_1458841922338_11519">Evde ihtiyacınız olmayan eşyalar olmadığında daha özgür olduğunuzu da hissetmeye başlarsınız, çünkü bu daha az dağınıklık, dolayısıyla daha az toz ve daha az ev işi demektir. Temizlik, düzenleme gibi işlere ayırdığınız zaman size kalır. Bundan daha iyi nasıl olur?</p>
<p><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/03/temizlik1.jpg" rel="attachment wp-att-28595"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-28595" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/03/temizlik1-150x150.jpg" alt="temizlik1" width="150" height="150" /></a></p>
<p>&#8216;Hayat ileriye doğru yaşanır, ama geriye doğru anlaşılır &#8216; sözü en sevdiğim sözlerden. Bize empoze edilenleri fark ettikçe daha çok kendimizi yaşama şansımız var ve başkalarının, kredi kartlarının, reklamlarının kölesi olmak için hayat çok kısa.</p>
<p>Banu Conker</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><span id="more-28592"></span></p>
<p><!--more--></p>
<p><!--more--></p>
<p><!--more--></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/03/hayatin-gidisatini-biz-belirleyelim-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günaydın sevgili nefes dostu&#8230;Bi&#8217;Tutam Tuz</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/03/gunaydin-sevgili-nefes-dostu-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/03/gunaydin-sevgili-nefes-dostu-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 11:11:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=28589</guid>

					<description><![CDATA[Günaydın sevgili nefes dostu, İlkbahar geldi, dallarda tomurcuklar kendilerini göstermeye başladı. İçe dönmüş olan doğanın döngüsü dışa kendini göstermeye başladı. Doğa yenilendi ve şimdi içselliğinin çiçekli zamanlarını yaşıyor. Doğadan kopmuş, koparılmış olan bizler için ne komik bir durum, değil mi? O kadar kendimizden koptuk ki, artık kendimizi bilmediğimiz gibi dışımızda da neler olduğunu anlayamıyor, olanı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3232">Günaydın sevgili nefes dostu,</span></p>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3231"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3200">İlkbahar geldi, dallarda tomurcuklar kendilerini göstermeye başladı. İçe dönmüş olan doğanın döngüsü dışa kendini göstermeye başladı. Doğa yenilendi ve şimdi içselliğinin çiçekli zamanlarını yaşıyor. Doğadan kopmuş, koparılmış olan bizler için ne komik bir durum, değil mi? O kadar kendimizden koptuk ki, artık kendimizi bilmediğimiz gibi dışımızda da neler olduğunu anlayamıyor, olanı biteni ancak bir süre sonra, o da bilincimiz ne kadarına izin verirse o kadar algılayabiliyoruz. Bu durumda nasıl büyüyebiliriz?</div>
<p><span id="more-28589"></span></p>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3280"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3281">Cevap veriyorum: Sadece farkındalıkla&#8230;.</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3282"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3283">Benim bu hayata tutunma kanalım sadece farkındalık. Her farkındalığımda gücümü kendime alabildiğimi fark ettim.</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3284"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3285">Bir bomba ne yapar? Bedeni parçalara böler, değil mi? Hayat dağılır. Fiziksel hayatta yanımızda bir bomba patlamasa bile yayılan haberlerle, yaratılan panik havasıyla, yayılan korku dalgalarıyla aslında her an bombardıman altındayız. Haberciliğin sevdiği bomba etkisi yaratan haberler her taraftan geliyor ve hiç durmuyor. Her haber ya da mesajda bizden bir parça daha alınıyor. Peki benden bu kadar parça alınırsa ben ne kadar ben olabilirim? Düşünsenize, can korkusu, gitti bir parça. Çocuğumun ölebileceği korkusu, gitti kocaman bir parça, işimden olursam korkusu, gitti bir parça daha&#8230; Bu örnekleri şu anda 35 sayfa kadar uzatabilirim, ama içinize döndüğünüzde kendi örneklerinizi bulabilirsiniz. Sizce hayat bu mu, yaşamak bu mu? Biz dünyaya ne için geldik? Başkalarının yarattığı korkulara maruz kalıp köle olmak için mi, yoksa kendi gerçekliğimizi yaratmak ve özümüzle yaşamak için mi? Ne kadar gücümüze sahip çıkıyoruz?</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3286"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3287">Kendinizi bir puzzle gibi düşünün, her parçanız ayrı bir yere düştüğünde zaten parçalanmış, yani çoktan bombalanmış oluyorsunuz. O zaman bence bir kere bombalanmak çok daha iyi:-)))))</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3289"></div>
<div>Gücünüze sahip çıkmaya ne dersiniz? Kendiniz olmaya, kendinizin isteklerinin farkına varmaya, sadece kendiniz için sorular sormaya ve çevrenize yanan bir mum gibi ışık vermeye ne dersiniz? Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz, hatta bu dünya üzerinde, ama fiziksel olarak Patagonya ya da Kars&#8217;taki bir kişi üzerinde direkt bir etkimiz yok, o zaman etkimiz, ışığımız, aydınlığımız dalga dalga oralara ulaşsın. O yüzden kendinizden başlayın, dengede kalın. Sabahları kalkınca ayaklarınızı omuz genişliğinde ve kollarınızı da yana doğru açın ve gözlerinizi kapatıp dengelenin, iki ayağınızı da hissedin. Ayaklarınızın nerede olduğunu  bilin ki, biri size çelme takmaya kalkarsa havadaki ayağınızı daha kolay hatırlayın örneğin. Farkında olun, bedeninizi fark edin, bu beden sizin ruhunuzun evi.Ruhunuz parçalandığında bile size kendinizi hayatta olduğunuz hissi veren ev.</div>
<div></div>
<div>Daha az tv izleyin. Tabii şimdi sosyal medya var, onu kendi gücünüzü almak için kullanın. Hangi yazıların ve yayınların size neler hissettirdiğine bakın. Bazı kişiler o kadar kurban zihniyetinde ki, bombalama haberleri onlar için harika bir kaynak, çünkü o tarz haberlere ihtiyaçları var. O haberlerle kendi içlerindeki acıma duygusunu tetikleyip, kendilerini acıtarak hayatta olduklarını hissediyorlar. Ne ilginç, değil mi? Ortalıkta mutlu haberler olunca da içlerine kaçıyor ve mutsuz oluyorlar, çünkü yaşam enerjisi fişleri çekilmiş oluyor.</div>
<div></div>
<div>Kendimi iki gün boyunca şunları düşünürken yakaladım: Eğer hiçbir yer güvenli değilse, neresi güvenli diye düşünmek zorunda değilim. Bu da hayatımı kolaylaştırıyor. Pazar günü bomba korkusundan kimse evden çıkmayınca da, ne güzel herkes evinin tadına bir varsın bakalım, bedenleri biraz dinlensin, aileleriyle biraz zaman geçirsinler dedim içimden, hazır internet de yavaşlamış zaten:-))))) Açıkçası böyle düşündüğüm için kendimi kutladım, çünkü bana göre iyi olana odaklanmıştım, bu da korkumu ve paniğimi azalttı. Şöyle de düşünebilirdim: Allah kahretsin, lanet olsun, allah belalarını versin, bıdı bıdı bıdı&#8230; Hem kendimi hem çevremi bu enerjiyle zehirleyip, bir de korkumu arttıracaktım. Sonuç huzursuz ve mutsuz geçen bir gün daha.</div>
<div></div>
<div>Yaptığımız çoğu kişisel gelişim çalışmasının amacı anda kalmaktır. Madem bu kadar bomba haberi var ve ne zaman patlayacağımız meçhul, o zaman anın tadını daha fazla çıkarabiliriz, değil mi? Neden zamanımızı panikle boşuna harcıyoruz?</div>
<div></div>
<div>Ben kendi çapımda neler yapıyorum hayatımdan zevk almak için?</div>
<div></div>
<div>Kitap okuyorum. Bu hafta size George Orwell- 1984 adlı kitabı öneriyorum, bugünleri anlatan bir kitaptır. daha önce paylaştığımı 9 kehanet adlı kitabın bir özeti bu yazıda:</div>
<div><a href="http://yeniboyutlar.com/dokuz-kehanet/" target="_blank" rel="nofollow">http://yeniboyutlar.com/dokuz-kehanet/</a></div>
<div>Mandala boyuyorum.</div>
<div>Nefes seansı yapyorum.</div>
<div>Doğaya bakıyorum.</div>
<div>Klasik müzik dinliyorum.</div>
<div>Kendimi fark etmeye çalışıyorum.</div>
<div>Olumlu cümleler kuruyorum, bela okumayı bırakalı çok oldu.</div>
<div>Su içiyorum bol bol ve su ile konuşuyorum.</div>
<div>Ağaçlara dikkat ediyorum.</div>
<div></div>
<div>Belki sizler başka bir şeyler yapıyorsunuz, benimle paylaşırsanız sevinirim.</div>
<div></div>
<div>Bu hafta iki grup çalışmamız var:</div>
<div>23 mart çarşamba akşamı saat 19.00 ve 26 mart cumartesi sabahı 10.15&#8217;de. Gelmek isteyenlerin kayıt yaptırmasını rica ederiz.</div>
<div>Grup çalışması fiyatımız 140 tl olarak devam ediyor.</div>
<div>Bireysel seanslarımın ilk seansı 250 TL, devamında 200 TL. Randevu alabilirsiniz.</div>
<div></div>
<div>Ben tek başıma bunları yapsam ne olur diyenler için:</div>
<div><a href="http://bitutamtuz.com/sadece-nefesle-neler-olur/" target="_blank" rel="nofollow">http://bitutamtuz.com/sadece-nefesle-neler-olur/</a></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3302"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3294"><a href="http://www.bitutamtuz.com/" target="_blank" rel="nofollow">www.bitutamtuz.com</a>&#8216;daki yazıları okuyabilirsiniz ve 41 kere maaşallah oyunumuza katılabilirsiniz. Abone olmanız yeterli.</div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3293"></div>
<div id="yui_3_16_0_ym18_1_1458558145012_3300">Kendinize iyi bakın ve sadece farkında olun.</div>
<div>Banu Conker</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/03/gunaydin-sevgili-nefes-dostu-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasan ve Ayşe isimli kişilere&#8230;Bi&#8217;Tutam Tuz.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2015/12/hasan-ve-ayse-isimli-kisilere-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2015/12/hasan-ve-ayse-isimli-kisilere-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2015 20:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi yollamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=27730</guid>

					<description><![CDATA[Dün yayınladığım yazıya çok güzel yorumlar aldım, bazen içimden akıyor sözcükler ve ben konuşurken, yazarken onları dinliyorum. Yazının sonundaki cümleyi de akşama kadar düşündüm. Birbirimize bağlı olma düşüncesi, çok uzaklardaki birinin yaptığının bizi etkilemesi aslında kocaman bir idrak gerektiriyor. Eskiler &#8216;havsalam almıyor&#8217; derler ya, işte benim de bazen havsalam almıyor. Geçen gün evde arkadaşlarla toplanıp &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün yayınladığım yazıya çok güzel yorumlar aldım, bazen içimden akıyor sözcükler ve ben konuşurken, yazarken onları dinliyorum. Yazının sonundaki cümleyi de akşama kadar düşündüm. Birbirimize bağlı olma düşüncesi, çok uzaklardaki birinin yaptığının bizi etkilemesi aslında kocaman bir idrak gerektiriyor. Eskiler &#8216;havsalam almıyor&#8217; derler ya, işte benim de bazen havsalam almıyor.</p>
<p>Geçen gün evde arkadaşlarla toplanıp aile dizimi yaptık. Karadenizli genç bir kızın dizimini açtığımızda enerji dokuz kuşak geriye gitti. Orada dizimde rol alan bendim ve gözlerimi kapattığımda büyük bir kıyım gördüm. İnsanlar katliam sonucu topraklarını bırakıp Karadeniz&#8217;e göç etmek zorunda kalmışlardı. Yıl 2015, hala katliam ve hala göç var ve bu eskisinden daha da zor, dünya daha kalabalık. Acıların nasıl kuşaklar boyu aktarıldığını tekrar yaşadım ve o sırada Suriye&#8217;den göç edenler geldi aklıma. Şimdi de onlar için aynı acılar yaşanıyor olacak. ailedizimi</p>
<p>Bundan yola çıkarak, dünkü yazımın en son cümlesini de o kadar çok düşününce aklıma şöyle bir oyun geldi. Umarım katılan çok olur ve aklıma gelmeyen isimleri yorum olarak eklersiniz, hep birlikte katılırız oyuna.</p>
<p>Oyun en az 21 gün boyunca (aslında 40 gün en iyisi) her gün bir isme sevgi yollamak. Örneğin bugün tüm dünyadaki Hasan ve Ayşe isimli kişilere şifa ve sevgi yollayalım. Ne dersiniz?</p>
<p>Banu Conker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2015/12/hasan-ve-ayse-isimli-kisilere-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstifa Ettim..Bi&#8217;Tutam Tuz.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2015/11/istifa-ettim-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2015/11/istifa-ettim-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2015 19:48:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[istifa ettim]]></category>
		<category><![CDATA[nefes tranformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=27727</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır çalışıyorum, sadece hamileliğimin son ayından çocuğum üç yaşına gelene kadar çalışmadım. Tekstil sektörünün stresini yaşarken boşandım ve hep istediğim kendimle ilgili çalışmalara başladım ve en sonunda Transformal Nefes(R) eğitmeni oldum, yaşam amacımı gerçekleştirdim. Şimdi yola koyulma zamanı. Bu arada uzunca bir süre tekstilin stresini nefesin rahatlığıyla götürdüm, ama zaman olarak çok verdim kendimden. Hiç &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır çalışıyorum, sadece hamileliğimin son ayından çocuğum üç yaşına gelene kadar çalışmadım. Tekstil sektörünün stresini yaşarken boşandım ve hep istediğim kendimle ilgili çalışmalara başladım ve en sonunda Transformal Nefes(R) eğitmeni oldum, yaşam amacımı gerçekleştirdim. Şimdi yola koyulma zamanı.<span id="more-27727"></span></p>
<p>Bu arada uzunca bir süre tekstilin stresini nefesin rahatlığıyla götürdüm, ama zaman olarak çok verdim kendimden. Hiç dinlenmeden gün içinde tekstili layıkıyla yapmak, eve gidince nefes seansı yapmak yordu. Bu arada kızım da üniversite sınavına hazırlanıyor, biraz evde olup onunla zaman geçirmek iyi gelecek düşüncesiyle işimden istifa ettim.</p>
<p>Artık zamanımı kendim ayarlayıp daha yavaş bir yaşama geçme zamanım geldi.</p>
<p>Tabii parasız kalma korkusunu, parasızlığı, geleceğin nasıl olacağının korkusunu yarattı zihnim bir süre. Kendime dedim ki, sonu yok. Hiçbir şeyin sonu yok, bugün bu gereksinmem için paraya ihtiyacım var, yarın başka bir şey için paraya ihtiyacım olacak, o yüzden işe tutunmanın bir anlamı olmadığını farkettim. Korkum sadece işe tutunmama yarayacaktı, bu her gün enerjimi emecek ve beni ruhumdan, yaşam amacımdan uzaklaştırıp odağımı korkuya çevirecekti. Kendimi küçük mandalalar çizerek rahatlattım.</p>
<p>Kısa bir süre daha çalışıp işi bırakıyorum ve ondan sonra hemen İzmir&#8217;deki Transformal Nefes(R) seminerinde görev almak üzere gidiyorum. Aralık ayından itibaren artık nefeste yoğunlaşarak çalışmalarımı Anda Yaşam/Nişantaşı ve Merakettiklerin/Kadıköy merkezlerinde yoğunlaştırmaya niyet ettim. Bundan sonra amacım dokunabileceğim insanlara ulaşabilmek, onlar için daha fazla zamanımı ayırmak ve çocukluğumdan beri istediğim gibi dünyaya hizmet için çalışmak. Bakalım yeni dönemim bana neler getirecek?</p>
<p>Tabii disiplinli olmak her şeyin başı bana göre. O yüzden kızımı da sabahları görmek ve ona kahvaltı hazırlamak için yine erken kalkıyor olacağım. Onu okula yolculadıktan sonra bir kahve eşliğinde biraz yazı yazmak, danışanların mesajlarına biraz zaman ayırmak ve sonrasında da seanslarla günüme devam etmek gibi bir plan yaptım şimdilik. Kul plan yapar, Tanrı da o plana gülermiş. Bakalım Tanrı benim planlarıma nasıl gülüyor, yaşayıp göreceğim.</p>
<p>Yeni günlerimi heyecanla bekliyorum. Bundan daha iyi nasıl olur?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2015/11/istifa-ettim-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Venüs Retro ve Merkür Retro&#8230;Bi&#8217; Tutam Tuz.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2015/10/venus-retro-ve-merkur-retro-bi-tutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2015/10/venus-retro-ve-merkur-retro-bi-tutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2015 21:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[Venüs Retro ve Merkür Retro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=27379</guid>

					<description><![CDATA[Evde bazı tamirat işleri vardı. Ben biraz gökyüzü takıntılı olduğum için, geçmiş deneyimlerime de dayanarak sabredeyim de bir kerede olsun diyerek Venüs Retro ve Merkür Retro&#8217;nun düzelmesini bekledim ve bugünlere geldik.  Geçen pazar günü mahallede yürürken tanıdığım bir tesisatçıya rastladım. İyi olacak hastanın ayağına doktor gelir dedim ve adama derdimi anlattım, akşama &#8216; ne malzeme &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evde bazı tamirat işleri vardı. Ben biraz gökyüzü takıntılı olduğum için, geçmiş deneyimlerime de dayanarak sabredeyim de bir kerede olsun diyerek Venüs Retro ve Merkür Retro&#8217;nun düzelmesini bekledim ve bugünlere geldik. <span id="more-27379"></span></p>
<p>Geçen pazar günü mahallede yürürken tanıdığım bir tesisatçıya rastladım. İyi olacak hastanın ayağına doktor gelir dedim ve adama derdimi anlattım, akşama &#8216; ne malzeme gerekir &#8216; kontrolüne gelmesi konusunda anlaştık.</p>
<p>Akşam gelmesi gereken saatten 1.5 saat sonra aradığımda &#8216;işim bitmedi, gelemedim&#8217; diye bir yanıt aldım. Ya sabır, peki yarın gelsin, o kadar beklemişim, bir gün daha beklerim elbet. Ertesi gün gelmesi gereken saatten 15 dakika önce aradım, ben evdeyim, bekliyorum dedim. Bu sefer işi şansa bırakmayacaktım. Bu sefer yanıtı &#8216;işim biraz uzadı, bir saat sonra gelsem olur mu?&#8217; Ya sabır dedim içimden, peki dedim dışımdan.</p>
<p id="yui_3_16_0_1_1445437802484_2217">Veeee gelmedi. Allah&#8217;ım bir adada tek başıma kalsam ve bir tek tesisatçı o olsa, yine de çağırmayacağım adamı. Tabii bu sefer aramadım artık, bir daha da aramaya niyetim yok. Gece yatmadan telefonuma baktığımda 22.58&#8217;te onun aramış olduğunu gördüm. Bu ne aymazlık, bu ne terbiyesizlik! Ben en yakın tanıdığımı, arkadaşımı, ailemden birini bile o saatte aramam, çünkü bana göre o saatte aramak için ölüm kalım meselesi olması gerekli. Acaba işim bitti, geliyorum mu diyecekti abartıp diye de düşünmedim değil.</p>
<p id="yui_3_16_0_1_1445437802484_2216">Ertesi gün başka bir tesisatçı bulduk, zamanında geldi, tıkır tıkır yaptı ve gitti.</p>
<p id="yui_3_16_0_1_1445437802484_2214">Uzun sözün kısası, kimse para kazanamıyorum demesin, yaptığı işe verdiği değere baksın, para aldığı kişilere gösterdiği saygıya baksın, sanırım bereketiyle bolca para kazanır. Ne kadar ekmek, o kadar köfte derler ya, ne kadar kendinizden verirseniz o kadar da alırsınız.</p>
<p>Banu Conker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2015/10/venus-retro-ve-merkur-retro-bi-tutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolay&#8230;Bi&#8217;Tutam Tuz</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2015/02/kolay-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2015/02/kolay-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2015 19:07:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[banu comker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[nefes çalışmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=24947</guid>

					<description><![CDATA[Hayatta her şey bir bakış açısıdır. Dualite dünyasında yani ikilik dünyasında yaşadığımız için her zaman iki seçeneğimiz vardır. Ya zoru seçebiliriz ya da kolayı. Bu bize zihnimizin oyunudur, zihnimiz ise 0-6 yaş arası yaşadıklarımızın duygusal olarak izdüşümleridir. Kendimize kalıplardan bir dünya kurarız ve hayatımız boyunca onu yaşar dururuz, sürekli takılan plaklar gibi.  Bunları farketmek, farkındalığımızı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatta her şey bir bakış açısıdır. Dualite dünyasında yani ikilik dünyasında yaşadığımız için her zaman iki seçeneğimiz vardır. Ya zoru seçebiliriz ya da kolayı. Bu bize zihnimizin oyunudur, zihnimiz ise 0-6 yaş arası yaşadıklarımızın duygusal olarak izdüşümleridir. Kendimize kalıplardan bir dünya kurarız ve hayatımız boyunca onu yaşar dururuz, sürekli takılan plaklar gibi. <span id="more-24947"></span></p>
<p>Bunları farketmek, farkındalığımızı kabul etmek, yüzleşmek cesaret ister, çünkü bütün bunlar güvenli alanımızdan çıkmak demektir. Ne kadar zorluk çekiyor da olsak, bildiğimizi tekrar tekrar yaşamak bize güven verir ve değişiklikler bizi rutinden çıkardığı için zorlar. O yüzden değişim ve dönüşümü kucaklamak ve içselleştirmek insanı zorlar, ama bir de kucaklanırsa hayat gitgide kolaylaşır, akış hızlanır, hayat kendiliğinden olmaya başlar.<br />
O yüzden öncelikle hayatta neleri zor diye gördüğümüzü farketmeliyiz. Para kazanmak zor diyoruz, peki o zaman neden bazıları daha kolay para kazanıyor, neden bazıları daha kolay zam alıyor da biz alamıyoruz? Neden bazıları daha kolay ilişki kurabiliyor da biz bir türlü ruh eşimizi bulamıyoruz? Her şey bir bakış açısı, hayatı nasıl yaşayacağımız bu bakış açısına bağlı ve seçim bizlere ait.<br />
Bugünden itibaren seçimlerimizi kolaydan yana yaparsak hayat bize güzel olacaktır. Bundan daha iyi ne olabilir?</p>
<p>Banu Conker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2015/02/kolay-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni yıl eskimeye başladı&#8230;Bi&#8217;Tutam Tuz..</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2015/01/yeni-yil-eskimeye-basladi-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2015/01/yeni-yil-eskimeye-basladi-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2015 10:02:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=24561</guid>

					<description><![CDATA[Saatler bitti bile, günlerdir beklediğimiz yeni yıl eskimeye başladı. Yeni yıla girmek hep heyecan veriyor bana, ama dün farkettim ki, aslında ben eski yılın gidişini kutluyormuşum, yeni yılı değil. Eski yılın umutsuzlukları, beklentileri bitiyor diye seviniyormuşum ben. Yeni yılın getireceklerine odaklanıyorum, bir yandan da eski yılın enerjisinden kurtulduğuma seviniyorum. Annem sürekli beni önemli günler için &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Saatler bitti bile, günlerdir beklediğimiz yeni yıl eskimeye başladı. Yeni yıla girmek hep heyecan veriyor bana, ama dün farkettim ki, aslında ben eski yılın gidişini kutluyormuşum, yeni yılı değil. Eski yılın umutsuzlukları, beklentileri bitiyor diye seviniyormuşum ben. Yeni yılın getireceklerine odaklanıyorum, bir yandan da eski yılın enerjisinden kurtulduğuma seviniyorum.<span id="more-24561"></span></p>
<p>Annem sürekli beni önemli günler için tüyolar vermek üzere arar, yıllarca kırmızı don giymem konusunda o kadar çok konuştu ki, artık giymezsem rahatsız oluyorum. Annemin mottosu ‘kırmızı don giy, donan’dır. Ben de yıllarca neden kırmızı diye düşündüm ve kırmızı kök çakranın rengi olduğu için dünyevi şeylerden keyif almamız için önemli olduğuna karar verdim. Geçenlerde bir yazıda yıllar önce Amerika’da bir iç çamaşırı satıcısının iflas boyutuna geldiğinde elinde kalan kırmızı iç çamaşırlarını satmak için satıcılarının kırmızının şans getirdiğini söylemelerini istediğiyle ilgili bir şeyler okudum. Yani annemin mottosu tümüyle evrilmiş bir inanç olmuş durumda, ama ben yine de bu alışkanlığa devam edeceğim.</p>
<p>Bir süredir yılbaşlarında nar da kırıyorum eşikte, çünkü nar benim için bereket sembolü. Geçenlerde arkadaşlara bunu söylerken bir arkadaşım ben narı kırarken ev dilemiştim, evim oldu dedi. Ben de bu yıl nar kırarken dilek diledim.</p>
<p>Annem yeni yıla girerken muslukları da açar, akış olsun diye. Ben de mutfağın musluğunu açtım bu sefer. Annem bir de bütün ışıkları açarmış, ama ben onu akıl etmedim artık, o da gelecek yıla.</p>
<p>Kısaca yılbaşında bunları yapacağım diye evin içinde bir koşturmayla geçti. Bakalım bu yıl neler olacak, neler öğreneceğim, nasıl eğitileceğim, neler başaracağım?</p>
<p>Heyecanla bekliyorum.</p>
<p>Banu Conker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2015/01/yeni-yil-eskimeye-basladi-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıl yaşıyoruz?  Bi&#8217;Tutam Tuz..</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2014/08/nasil-yasiyoruz-bitutam-tuz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2014/08/nasil-yasiyoruz-bitutam-tuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2014 13:34:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Banu Conker]]></category>
		<category><![CDATA[Bi'Tutam Tuz.]]></category>
		<category><![CDATA[doğru nefes almak]]></category>
		<category><![CDATA[Transformal Nefes]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=23467</guid>

					<description><![CDATA[Yaşıyoruz işte, sorunlarımız var, umutlarımız var, işlerimiz var&#8230; Bir şekilde yaşıyoruz. Önemli olan yaşamak mı, nasıl yaşadığımız mı? Sadece nefes almak, yemek yemek ve uyumak, çalışmak mı yaşamak, yoksa hayatın keyfini çıkarmak, anda kalmak, hissettiklerimizin farkına varmak mı? Hepimiz bedenlenmiş ruhlarız ve genel görüş, bedende olduğumuz sürece yaşadığımızı söyler. Bedenimiz öldüğünde biz de ölmüş sayılırız, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20831" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20830" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Yaşıyoruz işte, sorunlarımız var, umutlarımız var, işlerimiz var&#8230; Bir şekilde yaşıyoruz.</span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20898" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20897" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Önemli olan yaşamak mı, nasıl yaşadığımız mı? Sadece nefes almak, yemek yemek ve uyumak, çalışmak mı yaşamak, yoksa hayatın keyfini çıkarmak, anda kalmak, hissettiklerimizin farkına varmak mı?</span><span id="more-23467"></span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20900" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20899" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Hepimiz bedenlenmiş ruhlarız ve genel görüş, bedende olduğumuz sürece yaşadığımızı söyler. Bedenimiz öldüğünde biz de ölmüş sayılırız, ama ruhumuzun yaşamı sonsuzdur. Sadece bu seferlik ilerlemek için seçtiği dersleri almak için bu bedene girmiştir. Bu beden öldükten bir süre sonra başka bir bedenle tekrar dünyaya gelir. Peki, biz ne kadar ruhumuzun farkındayız?</span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20902" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20901" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">İşte tüm bunları bilinçle yaşamak, hangi dersleri aldığımızı farketmek, önyargılardan kurtulmak için nefesimizi düzenlememiz yeterli. Nefes almak yetmiyor, nasıl nefes aldığımızı bilmek ve hayatımızı düzenlemek için nasıl nefes alacağımızı öğrenmek önemli.</span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20904" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20903" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Sinirli, öfkeli bir insan sadece negatiflik yaratır, halbuki bunu dönüştürmek nefesle mümkün. Ve kadim bilgilerin dediği gibi içimizde ne varsa dışımızda da o var. Eğer hep çevreyi suçluyorsanız, hep çevreniz size karşıysa birkaç nefes seansından sonra çevrenizin de dönüştüğünü ve daha pozitif ortamlarda bulunduğunuzu farkedeceksiniz.</span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20906" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20905" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Yapmanız gereken tek şey Transformal Nefes seanslarına katılmak. Diyaframınızı kullanarak nefesinizi düzenlediğinizde her şeyin nasıl tereyağdan kıl çeker gibi olduğunu görebilirsiniz.</span></p>
<p id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20910" style="color: #000000;"><span id="yui_3_16_0_1_1408868189667_20911" style="color: #000000; font-family: Calibri; font-size: medium;">Bazen bu seanslar insana zor gelir, çünkü bilinçaltı değişmek ve dönüşmek istemez, sadece olduğu gibi kaldığında hayatta kalabileceğini düşünür ve sürekli bizi engeller. Bizler de bunu ‘zamanım yok, çok işim var’ gibi bahanelerle bilincimizde hissederiz. Önemli olan hayatımızdan memnun değilsek, değişmeye niyet etmek ve bilinçaltıyla işbirliği yaparak nefese devam etmek&#8230; Gerisi öyle kolay ki&#8230;</span></p>
<p style="color: #000000;">Banu Conker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2014/08/nasil-yasiyoruz-bitutam-tuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
