<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HANDE AKIN &#8211; NİLGÜN&#039;ÜN GÜNLÜĞÜ &#8211; SİNOP AŞIĞI</title>
	<atom:link href="https://nilguncabaci.com/tag/hande-akin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://nilguncabaci.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Jan 2021 16:26:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>
	<item>
		<title>Hiç bir şey durduk yere olmuyor! 2021’in ilk mucizevi hikayesi…Hande Akın- Ben Zamanı</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2021/01/hic-bir-sey-durduk-yere-olmuyor-2021in-ilk-mucizevi-hikayesihande-akin-ben-zamani/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2021/01/hic-bir-sey-durduk-yere-olmuyor-2021in-ilk-mucizevi-hikayesihande-akin-ben-zamani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2021 16:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile dizimi]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİNÇ ALTI]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<category><![CDATA[soy ağaçı]]></category>
		<category><![CDATA[tetova üsküp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://nilguncabaci.com/?p=35438</guid>

					<description><![CDATA[Hiç bir şey rastlantı değil… Tesadüf dediğimiz Tanrı’nın eli değidi demekse… Birazdan okuyacaklarınız tamamen yaşanmış gerçek hikayedir. Bu hikayenin figüranlarından biri de benim. Ancak; asıl kahraman tüm senaryoyu tüm zamanlarda, tüm boyutlarda yazan Yaradan! Ve ben Yaradan’ın olmadığı, hiç bir hikayenin olmadığını düşünüyorum. Düşünmekten öte buna iman ediyorum. Her şey O’ndan… Hayatı anlamlı kılan, göz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç bir şey rastlantı değil…</p>
<p>Tesadüf dediğimiz Tanrı’nın eli değidi demekse…</p>
<p>Birazdan okuyacaklarınız tamamen yaşanmış gerçek hikayedir. Bu hikayenin figüranlarından biri de benim. Ancak; asıl kahraman tüm senaryoyu tüm zamanlarda, tüm boyutlarda yazan Yaradan!</p>
<p>Ve ben Yaradan’ın olmadığı, hiç bir hikayenin olmadığını düşünüyorum. Düşünmekten öte buna iman ediyorum. Her şey O’ndan… Hayatı anlamlı kılan, göz yaşlarımı sebepsiz akıtan, tarif edemeyeceğim bir duygu seli, AŞK OLma hali… Ruhun sonsuzluğu ve sınırsızlığına, BİR oluşuna saygıyla eğiliyorum. Kuantum alandan yaratım; böyle bir şey sanırım…</p>
<p>Tam da bu sebeple; <strong>BAŞKA BİR REALİTE YARATMAK MÜMKÜN!</strong></p>
<p>Gelelim hikayemize;</p>
<p>Türk Hava Yolları’ndan vizesiz ülkeler adlı bir mail geliyor.</p>
<p>Yeni yıl zamanı seyahat edilebilecek, vizesi olmayan ülkelerden biri de Kuzey Makedonya…</p>
<p>Yol arkadaşımın aile kökleri, Kuzey Makedonya, Kalkendelen’de, bugünün adıyla Tetova’da…</p>
<p>Köklerimizden güç aldığımızı, köklerimiz dediğimiz; ailemizi, atalarımızı onurlandırmanın ne kadar kıymetli olduğunu ve anlatılamayacak derin hisler verdiğini aile konstelasyonundan biliyorum.</p>
<p>Tamamen sezgisel olarak kendim ve yol arkadaşım adına, ona sürpriz yaparak uçak biletlerini alıyorum. Neyle karşılacağımızı, nasıl zaman geçireceğimizi hiç bilmiyorum. Elbette bir motivasyonumda yeni yıla, yeni bir enerji alanında girmek. Covid’e rağmen kendi realitemizi yaratabileceğimizin mümkün olduğunu bilmek.</p>
<p>İki gün Üsküp’ü tavaf ettikten sonra planladığım üzere (evrenin planladığı üzere, aslında biz sadece kendimiz planlıyoruz, zannediyoruz.) Kalkandelen’e geçiyoruz. Osmanlı’dan günümüze kadar gelen Alaca Cami’yi, ardından Harabati Baba Tekkesi’ni ziyaret ediyoruz. Gördüğümüz herkese, yol arkadaşımın dedesinin Kalkandelen’den 1910’lu yıllarda göç ettiğini kardeşi, akrabaları olabileceğini ve onları aradığımızı söylüyoruz. Polis merkezine kadar gidiyoruz. Tapu kadastrodan eski kayıtları bulabileceğimiz bilgisini alıyoruz. Ancak; elimiz boş Ohrid’e doğru yol alıyoruz.</p>
<p>Ohrid’de iki gün geçiriyoruz. 2021’e yeni umutlarla giriyoruz. Artık dönüş yolculuğuna geçeceğiz. Uçağa binerken Covid testi sunmamız gerektiğinden, testi yapabilecek Ohrid’de bir yer arıyoruz ve bulamıyoruz.</p>
<p>Dönüş günündeyiz. Kalkandelen’de Covid test için bir yer buluyoruz. Ancak; dolular, randevu alamıyoruz. Dönüş uçağımızın olduğu Üsküp’te test yaptırıp sonucu alabileceğiz. Gidiyoruz, testi oluyoruz.</p>
<p>Sonucu beklerken ‘’Üsküp’ü gezmeye devam edelim.’’ diyoruz ve ilk geldiğimizde kahvesine bayıldığımız Mola Coffee’ye tekrar gidiyoruz. İzmir’den gelen bir çiftle gezdiğimiz, gördüğümüz yerleri konuşuyoruz. Sohbetimize tanık olan ve katılan Türk asıllı Atilla’ya da yol arkadaşım, dedesinin hikayesini anlatıyor. Başka bir akrabasından duyduğu Kalkandelen’deki Fiyonk köyünü soruyor. O da orası Fiyonk değil, <strong>Pirok</strong> diyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-35440 size-medium" src="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/1920px-Pirok_view-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" srcset="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/1920px-Pirok_view-300x201.jpg 300w, https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/1920px-Pirok_view-1024x685.jpg 1024w, https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/1920px-Pirok_view-110x75.jpg 110w, https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/1920px-Pirok_view.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Test sonucunu aldık, negatif… Sanki başka bir manada başka bir alemde bir testten geçtik. Ve istikamet tekrar Kalkandelen, bu sefer Pirok Köyü… Uçağımıza saatler kala…</p>
<p>Köye geldik, caminin karşısındaki pastahaneye girdik. Türkçe ve İngilizce bilmeyen dükkan sahibi, oğulunu çağırıyor, ona anlatıyoruz. Babasına tercüme ediyor. Pastahane sahibi bir telefon açıyor. Telefona çıkan adamla Türkçe konuşuyoruz. Adam ‘’O kadar eskileri bulamazsınız.’’ diyor. İçimden bir ses ‘’Buluruz.’’ diyor. ‘’Muhtar var mı?’’ diye soruyoruz, yok! diyor.</p>
<p>Derken dükkana tüp taşıyan bir adam geliyor. O birini arıyor orada tesadüfen bulunan Türk kökenli bir başka adam geliyor. Ona anlatıyoruz. Pirok Köyü’nde yaşayanların soy ağacının olduğu bir kitaptan bahs ediyor. Kardeşi biraz Türkçe biliyormuş, hemen onu arıyor ve kardeşi Hasan, elinde soy ağaçlarının olduğu kitapla geliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-35441 size-medium" src="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9301-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" srcset="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9301-300x210.jpg 300w, https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9301-1024x717.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bedenimde bir tatlı ürperti… İlahi, kutsal bir an oluşmaya başlayınca hissettiğim hisler…</p>
<p>Elimizdeki tek bilgi yol arkadaşımın dedesinin, Türkiye’ye gelmeden önceki adı; Zeynullah, babası Bekir, annesi Selvişah…</p>
<p>Kitabın kopuk sayfaları arasında bir soyağacı çıkıyor. Zeynullah, Bekir, Hakkı, Gazanfer isimleri soyda tekrar ediyor. İşte göz yaşlarımın akmaya başladığı an. Yol arkadaşıma, göbek isim olarak, dedesi çok hasret kaldığı, küçük erkek kardeşinin adı; Hakkı’nın verilmesini istemiş.</p>
<p>Bulduk bir iz…</p>
<p>Ve kitabı getiren Hasan birilerini arıyor. Birazdan ‘’Amcan geliyor.’’ diyorlar.</p>
<p>Sözün bittiği bir an.</p>
<p>Kavuşma anı.</p>
<p>Yol arkadaşım; dedesinin kardeşinin oğulunu buluyor. Yani babasının kuzeni…</p>
<p>Büyük amca Nejdet…</p>
<p>Sarılma anlarını görmenizi isterdim. Kan çeker derler ya… İki farklı jenerasyonun buluşması…</p>
<p>Aynı dili konuşamasalar da gönül dilinde muhabbette olmaları… Bu çok özel, ilahi ana tanıklık etmenin ve bunun bir manada az da olsa mimarı olmanın mucizevi manevi tadı…</p>
<p>Uçağa saatler kala amcanın evine gidişimiz ve duvarda asılı üç kardeşin fotoğrafı…</p>
<p>Yol arkadaşımın dedesi Zeynullah (Zeynel), kardeşi Hakkı ve diğer kardeşi İzahir</p>
<p>Atalar gülümsüyor sanki… Tarif edilemez hisler, duygular…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-35442 size-medium" src="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9280-300x243.jpg" alt="" width="300" height="243" srcset="https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9280-300x243.jpg 300w, https://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2021/01/IMG_9280-1024x828.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Sanki boyutlar arası, zaman ötesi, sonsuz olasılıklar evreninde yüce bir an, YaradAN!</p>
<p>Bazen ne yaptığımızı, neden yaptığımızı bilemeyiz. Sadece gönülden bir hissediş vardır.</p>
<p>Tarifi yoktur, kelimeler yetmez. İşte o ilahi planın bir parçası olduğumuzda kendi maneviyatımızın okyanusunda yüzeriz. Bir damla olduğumuz idrakiyle engin okyanusla bir ve bütün olduğumuzu hissederiz.</p>
<p>Ayırımlar, engeller sadece zihindedir. Asıl olan BİR ve bütün hissediştedir.</p>
<p>Korku, öfke bu hissedişten bizi koparır, alıkoyar. Kendi cehennemimize hapis eder.</p>
<p>Cennet ise yer yüzünde, kuantum alanda sonsuz olasılıklarla yaratım ve yaradan olduğumuz bilincidir.</p>
<p>İşte 2021’e bu halde adım attım. Hepimize sonsuz olasılıklarla, muhteşem bir hediye olsun yeni yıl.</p>
<p>Ve de öyledir…</p>
<p>Sevgilerimle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2021/01/hic-bir-sey-durduk-yere-olmuyor-2021in-ilk-mucizevi-hikayesihande-akin-ben-zamani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoksunluğun çoksa bağımlılığın da fazla…Hande Akın</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2018/05/yoksunlugun-coksa-bagimliligin-da-fazlahande-akin/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2018/05/yoksunlugun-coksa-bagimliligin-da-fazlahande-akin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2018 09:48:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=32346</guid>

					<description><![CDATA[Her türlü bağımlılığımızın ardında bir yoksunluk var. İhtiyacımız olan bir duygunun, ki bu genelde sevgi ve güven oluyor, doyurulmaması sonucunda, doymak için bağımlılıklar ediniyoruz. Bağımlılıklarımızla kendimizi doyurmaya çalışıyoruz. Bazen de bazı duygu ve korkularımızla yüzleşmemek için onları bastırmak üzere bağımlı oluyoruz. ÖZ’ümüzde aslında istemediğimiz alışkanlıklar ediniyoruz. Bazı alışkanlıklarımız da bağımlılıklarımız… Bağımlılık bir süre mutlu ediyor, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her türlü bağımlılığımızın ardında bir yoksunluk var. İhtiyacımız olan bir duygunun, ki bu genelde sevgi ve güven oluyor, doyurulmaması sonucunda, doymak için bağımlılıklar ediniyoruz. Bağımlılıklarımızla kendimizi doyurmaya çalışıyoruz. Bazen de bazı duygu ve korkularımızla yüzleşmemek için onları bastırmak üzere bağımlı oluyoruz. ÖZ’ümüzde aslında istemediğimiz alışkanlıklar ediniyoruz. Bazı alışkanlıklarımız da bağımlılıklarımız… Bağımlılık bir süre mutlu ediyor, sonra alışkanlık oluyor, sonraysa baskıya dönüşüyor.</p>
<p><strong>Nedir bağımlılık?</strong></p>
<p>O olmadan bir şey yapmıyorsanız, yapamıyorsanız, yapsanız da keyif almıyorsanız, bağımlısınız demektir! Kendi varlığınızı yok sayıyorsanız, hep önceliğiniz o şey ya da kişi olduysa, kendi istekleriniz artık yoksa, aslında kendinizden ve yaşamınızdan vazgeçtiniz ama farkında bile değilsiniz.</p>
<p>Bağımlılıklar çeşit çeşit olsa da temel işlevi aynı. Bağımlılıklar sizi kontrol eder, yönetir, özgürlüğünüzü elinizden alır, kendinizden uzaklaştırır. Kendinize odaklanacağınıza, ona odaklı yaşarsınız.</p>
<p>Bu bağımlılıklar:</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Yeme bağımlılığı</li>
<li>Alkol bağımlılığı</li>
<li>Uyuşturucu madde bağımlılığı</li>
<li>Seks bağımlılığı</li>
<li>Alışveriş bağımlılığı</li>
<li>İlişki bağımlılığı</li>
<li>İnsan bağımlılığı</li>
<li>Spor bağımlılığı</li>
<li>İnternet bağımlılığı</li>
<li>Cep telefonu bağımlılığı</li>
<li>İş bağımlılığı</li>
<li>Kafein bağımlılığı</li>
<li>Sigara bağımlılığı</li>
<li>Kumar bağımlılığı</li>
<li>İlgi bağımlılığı</li>
<li>Daha da bu liste uzar gider.</li>
</ul>
<p>Yaptığım iş gereği pek çok danışanımda gözlemlediğim, itiraf edeyim kendimde de fark ettiğim en sinsi olan bağımlılık: İNSAN BAĞIMLILIĞI!</p>
<p>Tüm yaşam enerjinizi ‘o insana’ veriyorsanız, ne yazık ki insan bağımlısısınız.<br />
Kendi değerinizi ancak onunla var ediyorsanız, onsuz kendinizi emniyette ve güvende hissetmiyorsanız, ilgiyi ve sevgiyi almak için ona tapıyorsanız, her şeyin üzerinde onu tutuyorsanız, onun hiçbir davranışını ve sözünü sorgulamadan kabul ediyorsanız, üzgünüm ama bağımlısınız. Ve tüm yaşam enerjinizi, tüm gücünüzü o insana verdiniz.</p>
<p>Değersizleştirildiğimizde daha da bağımlı oluyoruz</p>
<p>En büyük hipnozumuz değersiz olduğumuz inancı; bu hipnozdan dolayı da bir şeylere, birilerine bağımlı oluyoruz. Ve bağımlı olduğumuz insan bizi değersizleştirdiğinde, çok garip bir şey oluyor. Ona daha da bağımlı oluyoruz. Bağımlı olduğunuz kişi; sizi azarladığında, eleştirdiğinde, kendinden uzaklaştırdığında bağımlılığınız iyice pekişiyor. Bunu da kendi değersizliği ortaya çıkmasın, fark edilmesin diye yapıyor, bir nevi savunma mekanizması.</p>
<p>Bilinçaltımızda kabul görme, onaylanma, sevilme, beğenilme vb. ihtiyaçlar fışkırıyor sanki…</p>
<p>Bağımlılığımızla bastırmaya çalışıyoruz. Halbuki yoksunluğunu çektiğimiz sevgiyi, ilgiyi, onaylanmayı, kendimiz yine kendimize versek bağımlılıklar son bulur. Kendimize, ÖZ’ümüze döneriz. ÖZ’ümüzde zaten var olan SEVGİ’yi, bağımlı olduğumuz şeylerde/kişilerde aramayı bırakınca yeniden hissederiz.</p>
<p>Dilerim bir bağımlığınız varsa, bu yazı fark etmenize vesile olur. Fark edince bağımlılığınızdan özgürleşmeye başlarsınız. Bağımlılığınızı besleyen değersizlik inancınız kırılmaya, değişmeye başlar ve yeniden kendi değerinizi, <strong>ÖZ</strong>’ünüzdeki <strong>SEVGİ</strong>’yi hissedersiniz. Çünkü her birimiz EŞSİZ, BİRİCİK, ÖZ’ü SEVGİ olan varlıklarız.</p>
<p>Hande Akın</p>
<p><img decoding="async" src="https://docs.google.com/uc?export=download&amp;id=0B8h0q-jbY6utN3pUNDFGOHBHclU&amp;revid=0B8h0q-jbY6utVnNyaHlyRkpHRlQ3YUxWcytFU2hra290bkZzPQ" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2018/05/yoksunlugun-coksa-bagimliligin-da-fazlahande-akin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutluluk&#8230;Ben Zamanı</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2017/03/mutluluk-ben-zamani/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2017/03/mutluluk-ben-zamani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Mar 2017 21:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=30551</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili arkadaşlar, Uzun zaman oldu yazmadım. Bir yakınımın ani vefatıyla zaman adeta durdu. Yaşam durdu. Çok şeyi sorguladım. Anlam yüklediğim pek çok kavram değişti. Anlamlar yerini yeniden anda AŞKla yaşamaya bıraktı&#8230; Gönlümden dökülenler geçen hafta bu satırlarda&#8230; Yaşamla ölüm arasında… İnce bir çizgide gidip geliyoruz. Bazen ne yaptığımızı bilmeden, Bazen de yaptığımızdan emin! Her ne &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili arkadaşlar,</p>
<p>Uzun zaman oldu yazmadım. Bir yakınımın ani vefatıyla zaman adeta durdu. Yaşam durdu. Çok şeyi sorguladım. Anlam yüklediğim pek çok kavram değişti. Anlamlar yerini yeniden anda AŞKla yaşamaya bıraktı&#8230;</p>
<p>Gönlümden dökülenler geçen hafta bu satırlarda&#8230;</p>
<p>Yaşamla ölüm arasında…</p>
<p>İnce bir çizgide gidip geliyoruz.</p>
<p>Bazen ne yaptığımızı bilmeden,<br />
Bazen de yaptığımızdan emin!<br />
Her ne oluyorsa yaşamda hepsi Allah’tan…<br />
Bize kazık atan,<br />
Bizi aldatan,<br />
Bizim hakkımızı çalan,<br />
Bize zorluk çıkaran,<br />
İftira atan,<br />
Her türlü kötülüğü etmiş gibi GÖRÜNEN kim varsa, ne oluyorsa hepsi Allah’tan…<br />
Nefsimizi fark edelim, nefsimizi nefis edelim.<br />
Bu kısacık yaşamda buna biraz gayret edelim diye…<br />
Ölmeden önce ölelim.<br />
Bu alemde biraz olsun fark edelim, Adem olalım diye…<br />
Adem olmak nasıl bir şeydir?<br />
Soranlardan olalım,<br />
O’lanlardan olalım,<br />
Her CANA canım diye bakanlardan olalım…</p>
<p>Yazımı gönlüme gelen bir şiirimle bitirmek istiyorum.</p>
<p>Dünya işleri<br />
Hepimizin işleri<br />
Oyalıyor bizleri<br />
Esas işimiz<br />
Gönülde olmak değil mi?<br />
Gönül yapmak değil mi?<br />
Gönülden yaşamak değil mi?<br />
Seni beni bırakıp<br />
Gönülde bir olmak değil mi?<br />
Biz olmak değil mi?<br />
Evetçi, hayırcı<br />
Oncu, buncu, şuncu…<br />
Hepsi dünyanın işi<br />
Gel gönülde birleyelim hepsini<br />
Nasıl olsa ölüm ani, dünya fani…<br />
CANA can kat bari…<br />
AŞKla…</p>
<p>Sevgilerimle…</p>
<p>Hande Akın</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2017/03/mutluluk-ben-zamani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başımı öne eğdirme kızım… REGRESYON hikayeleri..Ben Zamanı</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/11/basimi-one-egdirme-kizim-regresyon-hikayeleri-ben-zamani/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/11/basimi-one-egdirme-kizim-regresyon-hikayeleri-ben-zamani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2016 13:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<category><![CDATA[regresyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=29984</guid>

					<description><![CDATA[Emel; 27 yaşında çok hoş genç bir kadın. Ne için geldiğini bilmeden geldiğini söyledi ama kalbinin rehberliğine izin vermişti. Görünürde arkadaşının tavsiyesi ve yaptığımız seanslardan sonra arkadaşının değişimi onu etkilemişti, biraz da regresyon nedir? merak ediyordu. ‘Kitabınızı okudum.’ diye söze başladı. Her seansın başında sorarım; ‘Neyi dönüştürmeye, şifalandırmaya niyet ediyorsun?’ diye… Çünkü herşey kişinin niyetinin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emel; 27 yaşında çok hoş genç bir kadın. Ne için geldiğini bilmeden geldiğini söyledi ama kalbinin rehberliğine izin vermişti. Görünürde arkadaşının tavsiyesi ve yaptığımız seanslardan sonra arkadaşının değişimi onu etkilemişti, biraz da regresyon nedir? merak ediyordu.<span id="more-29984"></span></p>
<p>‘Kitabınızı okudum.’ diye söze başladı.</p>
<p>Her seansın başında sorarım; ‘Neyi dönüştürmeye, şifalandırmaya niyet ediyorsun?’ diye… Çünkü herşey kişinin niyetinin gücüyle başlar. Her birey kendi kendini şifalandırır.</p>
<p>‘Bilmiyorum!’ dedi. Biraz sohbet etmeye başladık. ‘Bazen çok agresif oluyorum ve bu halimden hoşlanmıyorum. Herşeyim var, ailem hayatta, sağlıklı, ben sağlıklıyım, çalışıyorum, para kazanıyorum çok şükür… dedi. Ama bunlara rağmen içimde çözemediğim bir gerginlik, sinirlilik hali var, huzursuzum diye ekledi. Bayramda tatile gitmek istiyorum ama ailem izin vermiyor deyince; 27 yaşında yetişkin bir bireyin tatile gitmek için hala ailesinden izin almak zorunda olduğunu hissetmesi ve buna inanması biraz tuhaf geldi bana… Bilinçaltının etkisiyle davranıyordu. Aslında içindeki küçük kız çocuğu izin alması gerektiği hipnozundaydı. İçine hapsolduğu inanç kalıbının, duygu ve korkuların yaşamını nasıl etkilediğini fark etmesi için söyledikleri yeterliydi.</p>
<p>İzin almak zorunda olmak sana hangi duyguyu veriyor dediğimde; kızıyorum dedi… Öncelikle çok sevdiği babasına kızıyordu. Bu kızgınlık duygusunu regresyonla boşaltmak ve iyi hissetmesini sağlamak üzere çalışmaya ve yıllar önce yaşadığı ancak bedeninde hala etkisinin olduğu asıl meseleye doğru yol almaya başladık.</p>
<p>Bedenine odaklandığında midesinin üzerinde bir yumru hissettiğini belirtti. Hissin yeri, şiddeti ve tarifi regresyona başlamak için önemlidir. Midesinin üzerinde yedi şiddetinde hissettiği bu yumru hissine; odaklanmasını isteyerek başladık çalışmaya… Hissi hissetmeye izin verdikçe 19 yaşlarında yaşadığı bir olay hatırına geldi. Daha doğrusu bilinçaltı filmde flashback olur gibi kızgınlığını hissettiği olaya gitti.</p>
<p>Emel; sevgilisi ile msn’de konuşuyordu ve onu görmek üzere Ankara’ya geleceğini yazıyordu. Bu yazışmayı babasının yakaladığını ve ona çok kızdığını, bağırmaya başladığını hatırladı. Geçmişteki bu anıyı canlı canlı yaşıyor ve ağlıyordu. Babasının baskıcı tutumuna karşı koyuyordu. Babası onu sevgilisinden ayrılmazsa hiçbir maddi desteği olmayacağına dair tehdit ediyordu.</p>
<p>Daha da önemlisi namus denen soyut kavramın kendi bilinçaltındaki virüslü programıyla; benim başımı öne eğdirirsen intihar et diye kodlamıştı kızını…</p>
<p>O gün yoğun hissettiği öfke ve çaresizlik duygularına bir zaman sonra sevgilisinin terk edişi de eklenince erkeklere duyduğu öfke daha da artmıştı. Öncelikle eski sevgiliye duyduğu öfkeyi boşalttık. Söylemek isteyip de söyleyemediklerini söyledikçe boğazı çakrası rahatladı. Midesinin üzerindeki yumrunun şiddeti azalmaya başladı. Ama hala şiddetliydi çünkü esas kızgınlığı, hayatını kontrol ettiğini hissettiren  babasınaydı. Emel babasına olan duygularını da boşalttıkça rahatladı. Yumru hissi yok oldu. Sonra da babasına, tüm duygularını ifade eden bir mektup yazdı. Akrabalarımıza karşı, benim başımı eğdirme diyen babasına; akrabalarından birinin 10 yaşındayken ona tacizde bulunduğunu anlattı mektubunda… Çocukluk sırrını söylemek daha da rahatlattı Emel’i… Ebeveynlerin kontrolcü, baskıcı tutumunun bir işe yaramadığını fark ediyordu.</p>
<p>Emel; erkeklere karşı öfkesinin olduğunu gördü. Bu sebeple de uzak kaldığı ve yürümeyen ilişkilerinin kendinden kaynaklı olduğu bilincine vardı. Değişim için çok cesur bir adım attı ve sorumluluk aldı. Hipnozlarımız; babamın başını eğdirmemem gerek inancı gibi çok güçlüdür. Hipnozlar duygularla yerleşir. Duygular serbest kalmayınca hipnozda yaşamaya devam edersiniz.</p>
<p>Dilerim yaşadıklarımızın ardında neler olduğuna dair uyanma vakti gelmiştir. Bu regresyon seansı vesilesiyle sizlerde de farkındalık ve şifa olmasını dilerim.</p>
<p>Emel’e gelince; namus kavramından özgürleşti. Bayram için tatil programını çoktan yaptı. Daha önemlisi 8 yıl aradan sonra kalbini yeniden sevmeye ve sevilmeye açtı. Bundan daha güzel ne olabilir ki.</p>
<p>Sevgilerimle…</p>
<p>Hande Akın</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/11/basimi-one-egdirme-kizim-regresyon-hikayeleri-ben-zamani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözlerin deneyimlerindir…Ben Zamanı..Hande Akın.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/08/sozlerin-deneyimlerindirben-zamani-hande-akin/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/08/sozlerin-deneyimlerindirben-zamani-hande-akin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2016 20:29:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[gevezee]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<category><![CDATA[sevginin dili]]></category>
		<category><![CDATA[sevginin gücü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=29564</guid>

					<description><![CDATA[Deneyimlediklerin ağzından çıkanlardır. Bunu neden yaşıyorum deme sakın! Bak ne demiştin geçmişte? Neler deneyimliyorsun şimdide? Kısacası; ağzından çıkanı duyuyor musun? Her Pazartesi ve Cuma sabahı usta radyocu sevgili Geveze’ye konuk oluyorum Virgin Radio 106.2’de… Sosyal medyadan gelen mesajlarda hep şu soru varmış… ‘’Hande hep böyle pozitif mi? Hande hep böyle mutlu mu?’’ Elbette benim de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deneyimlediklerin ağzından çıkanlardır.</p>
<p>Bunu neden yaşıyorum deme sakın!<br />
Bak ne demiştin geçmişte? Neler deneyimliyorsun şimdide?<br />
Kısacası; ağzından çıkanı duyuyor musun?<span id="more-29564"></span></p>
<p>Her Pazartesi ve Cuma sabahı usta radyocu sevgili Geveze’ye konuk oluyorum Virgin Radio 106.2’de…<br />
Sosyal medyadan gelen mesajlarda hep şu soru varmış… ‘’Hande hep böyle pozitif mi? Hande hep böyle mutlu mu?’’ Elbette benim de enerjimin düştüğü anlar var. Kendimi kötü hissettiğim, bir duygumun ya da korkumun pençesinde kıvrandığım zamanlar var. Ancak; o durumu, o duygularımı uzun süre beslemiyorum. Yaşadığım durumu kabul edip içinden geçmeye niyet ediyorum.<br />
Ağzımda hep şu söz var; ‘’Bu durumun hediyesi ne?’’ Kendimce hediyelerini buluyorum, derslerini alıyorum. Her bir hayat dersim ve hediyem için yaşadığım deneyime şükrediyorum. Bunu da pozitif bir dille, sevginin diliyle ifade ediyorum. ‘’Elimden gelenin en iyisini yapıyorum.’’ diyorum.</p>
<p>Geveze’yle sohbette bunlardan bahsedince; o da kendi yaşamından bir örnek verdi. 120 kilo olduğu zamanlarda inanmasa da söylediği söz şu; ‘’Vücudumu seviyorum, bedenimi seviyorum.’’ Zamanla bilinçaltı kaydı alıyor ve geçmişten getirdiği hipnoz bozuluyor. Hücrenin bilincine kilolarına duyduğu sevgi geçiyor ve sevdiği şey zaman içinde onu terk ediyor. İşte sözün büyüsü, işte sevginin gücü…</p>
<p>Önce kabul edin, inanmasanız da söyleyin, kendi realitenizi yaratırsınız…<br />
Var olana direnç gösterdikçe yorulursunuz. Kabul ettiğinizde rahatlarsınız…<br />
Şikayetler, sızlanmalar, suçlamalar sorunu daha da büyütür. Sözlerinizle düğümü iyice karmaşık hale getirirsiniz. Düğümü çözmek için iyi olanı görün!</p>
<p>Son sekiz yıldır Hande’nin sözlüğünde olmayan kelimeler;</p>
<ul>
<li>imkansız</li>
<li>mümkün değil</li>
<li>olmaz</li>
<li>yapamam</li>
<li>beceremem</li>
<li>asla</li>
<li>ama</li>
<li>zor</li>
<li>elalem ne der</li>
</ul>
<p><em><strong>Bu kelimelerin yerine şunları koydum;</strong></em></p>
<ul>
<li>imkanlı</li>
<li>herşey mümkün</li>
<li>elbette olur</li>
<li>yaparım elimden geleni</li>
<li>beceririm keyifle</li>
<li>aslında olur</li>
<li>aman oldu bile</li>
<li>çok kolay</li>
<li>elalem ne derse güzel der</li>
</ul>
<p>Söylemesi benden ifade etmesi sizden!<br />
Sevginin diliyle konuşalım her zaman…</p>
<p><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/08/kelime.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29566" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/08/kelime-150x150.jpg" alt="kelime" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Hande AKIN ..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/08/sozlerin-deneyimlerindirben-zamani-hande-akin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal travma karşısında sakin kalabilme.. Ben Zamanı</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/07/toplumsal-travma-karsisinda-sakin-kalabilme-ben-zamani/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/07/toplumsal-travma-karsisinda-sakin-kalabilme-ben-zamani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2016 10:58:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<category><![CDATA[sevgiyi çoğaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[zor günler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=29522</guid>

					<description><![CDATA[Yoğun günler yaşıyoruz. Yaşamlarımızda; idrakine zamanla vardığımız, deprem etkisinde büyük değişimler oluyor. Böyle zamanlarda; çok güçlü bir şekilde hayatı sorguluyoruz ve genelde şükür duygumuz yükseliyor. Geçmiş olsun… Malum gecenin ertesinde sürekli bir uyku halindeyim, elim kolum kalkmıyor, sanki enerjim çekiliyor. Fark ettimki sosyal medya üzerinden, whats up gruplarından paylaşılanlarla, korku; panikle hızla yayılıyor. Bedenlerimize düşük &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun günler yaşıyoruz. Yaşamlarımızda; idrakine zamanla vardığımız, deprem etkisinde büyük değişimler oluyor. Böyle zamanlarda; çok güçlü bir şekilde hayatı sorguluyoruz ve genelde şükür duygumuz yükseliyor. Geçmiş olsun…</p>
<p>Malum gecenin ertesinde sürekli bir uyku halindeyim, elim kolum kalkmıyor, sanki enerjim çekiliyor. Fark ettimki sosyal medya üzerinden, whats up gruplarından paylaşılanlarla, korku; panikle hızla yayılıyor. Bedenlerimize düşük frekanslı enerji yapışıyor. Bedenimin ağırlaştığını hissetmem bu enerjiden kaynaklı… Bolca duş alarak, el verdiğince, özellikle şiddet içeren görüntü ve sözlerden, suçlamalardan, yargılamalardan kendimi uzak tutarak ancak; kendime gelebildim. Zihnimi sakinleştirebildim. Dengeye gelince; yaşadığımız toplumsal travma karşısında yorumlarda bulunmak, acıdan beslenmek yerine ne yapabilirim? diye düşündüm. En çok ihtiyacımız olan sakin kalabilmek… Öfke, nefret, kin vb. duyguların yıkıcı etkisine kapılmadan dengede kalabilmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Az laf çok iş felsefesinde olan biriyimdir… Hande sen ne yapabilirsin? diye sorunca… Elimden geldiğince, dilim döndüğünce toplumsal travmanın üzerimizdeki etkilerini serbest bırakma yöntemlerini paylaşabilirim dedim. Hızlıca aksiyon aldık. Geçtiğimiz akşam dolunayın güçlü dönüştüren etkisinden faydalanarak İnsana Güven’de buluştuk. Seminerde anlattıklarımı ve uygulamaları şifa niyetine bu yazıyı okuyan ve paylaşan herkese aktarmak istiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Travma nedir?</strong></p>
<p>Her birimiz pek çok farklı yanıt verebiliriz. Kısaca; beden, zihin, ruh bütünlüğümüzü TEHDİT! eden herşey travmadır. diye özetlemek istiyorum. Bilinçaltımızın TEHDİT! algısı karşısında ne tepki verdiğini hatırlayalım. SAVAŞ – KAÇ – DON (şok etkisi) Tek görevi canlıyı yaşamda korumak, varlığını sürdürmek olan bilinçaltımız bu üç eylemi sergilememizi sağladı. Ancak; farkındalıkla bakmanızı rica ettiğim nokta şu; yaşananların üzerimizde hangi duyguları yarattığına bakalım. En başta korku geliyor, ardından da öfke! İki güçlü enerji… Bu enerjileri besledikçe yayılımı çok hızlı, yıkıcı etkisi de bir o kadar güçlü. Bedenlerimiz hemen etkisi altına girer.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ne yapabiliriz?</strong>1- Suyun şifasını hepimiz biliyoruz. Dr. Emoto yıllar önce bunu kanıtladı. Bolca duş alarak bedenimizi arındırabiliriz. Suya yüklediğimiz sevgi, huzur, barış cümleleriyle bol su içebiliriz.<br />
Suyun mucizesi videosu için lütfen linki tıklayın…</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=6eIpNOJ3QyE">https://www.youtube.com/watch?v=6eIpNOJ3QyE</a></p>
<p>2- Aşağıdaki görseller size hangi duyguları hissettiriyor lütfen farkındalıkla bakın…<br />
Cevaplarınız genelde huzur, sevgi, mutluluk, özgürlük, neşe, güven olacaktır. Bu duyguların enerjisi yüksek titreşimlidir ve iyi hissettirir.<br />
Size kötü hissettiren görsellere ve sözlere bakmak, bunları paylaşmak seçiminizdir. Bilinçli seçimler yaparak düşük frekanslı öfke, acı, nefret, kin duygularını, korkuyu beslemeye son verebilirsiniz. Amacım bu duyguları görmezden gelmenizi, yok saymanızı söylemek değil, sadece kabul ve teslimiyetle bu enerjilerin içinden geçelim. Yayılımını yapmayabiliriz. Lütfen hep hatırlayın… Neye odaklanırsanız onun enerjisini çoğaltırsınız. Seçim elbette sizin!</p>
<p><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/sevimli-yavru-kedi-fotograflari-16.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29525" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/sevimli-yavru-kedi-fotograflari-16-150x150.jpg" alt="sevimli-yavru-kedi-fotograflari-16" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/kedi-köpek-700x394.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29526" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/kedi-köpek-700x394-150x150.jpg" alt="kedi-köpek-700x394" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/ciftle.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29527" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/ciftle-150x150.jpg" alt="ciftle" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/at.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29528" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/at-150x150.jpg" alt="at" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/agaç-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29529" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/agaç-1-150x150.jpg" alt="agaç-1" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/bebek-ıkız-700x396.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29530" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/bebek-ıkız-700x396-150x150.jpg" alt="bebek-ıkız-700x396" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/bebek-700x465.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29531" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/bebek-700x465-150x150.jpg" alt="bebek-700x465" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/yunus-700x525.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-29532" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/07/yunus-700x525-150x150.jpg" alt="yunus-700x525" width="150" height="150" /></a></p>
<p>3- Dinlendiren sakinleştiren frekansınızı yükselten sesleri, müzikleri dinleyebilirsiniz. Bilinçaltınızı bu müzikler tehdit ve tehlike algısından uzaklaştırır. Algımızı sakin kalabilmek üzere yönettiğimizde huzur buluruz. Müziğin şifalı gücünden faydalanabilirsiniz.</p>
<p>https://youtu.be/t8fYZURbLpE</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=t8fYZURbLpE" target="_blank">https://www.youtube.com/watch?v=t8fYZURbLpE</a></p>
<p>4- Gülmek, kahkaha sinir sistemizi etkiler, rahatlatır. Mutluluk hormonlarımızı harekete geçirir. Kısacası; güldüren eğlendiren komedi, mizah unsurlarını barındıran videoları izleyebilirsiniz, malum diğer videolar yerine… İşte size şifa niyetine, Cem Yılmaz’a minnetle:))</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Cem Yılmaz | &quot;Ben bir daha geleceğim.&quot;, bak..." width="618" height="348" src="https://www.youtube.com/embed/bl8oqlF4fPw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://youtu.be/bl8oqlF4fPw" target="_blank">https://youtu.be/bl8oqlF4fPw</a></p>
<p><em><strong>Suyun gücü</strong></em><br />
<em><strong>Görselin gücü</strong></em><br />
<em><strong>Sesin gücü </strong></em><br />
<em><strong>Gülmenin gücü ve en önemlisi şükrün gücüyle sakin kalabiliriz.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>5- İçinizden gelerek hissederek aşağıdaki cümlelerin sonuna <strong>çok şükür</strong> ekleyerek söyleyebilirsiniz…<br />
Enerjiniz yükselir.</p>
<p>nefes alıyorum<br />
görüyorum<br />
duyuyorum<br />
hareket ediyorum<br />
seviyorum<br />
seviliyorum<br />
özgürüm<br />
bağımsızım<br />
güvendeyim<br />
hayatımı seviyorum<br />
kendimi seviyorum<br />
insanı seviyorum<br />
ülkemi seviyorum<br />
Türkiye’yi seviyorum<br />
Tüm bunların yanı sıra şu bakış açısından bakabilir misiniz? Dışarıda ne görüyorsak iç dünyamızda o var. Şiddet, öfke, kin, nefret, kızgınlık duygularımız varsa savaşıyorsak birileriyle ya da kendimizle hepsinin temelinde anne karnından itibaren 7 yaşına kadar ve 7-14 yaş arası yaşadığımız travmaların duyguları ve korkuları var. Şimdi hemen sorumluluk alabilir misiniz? Öncelikle kendinizden değişime başlayabilir misiniz? Kırgın, kızgın olduklarınızı affetmeye niyet edebilir misiniz? Cesaretle bir adım daha atabilir misiniz? Hiç bir ayrım yapmadan hoşgörüyle sevgiyle herkese sarılabilir misiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Şimdi an bu AN! Anda yaşıyoruz insAN!</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kendi iç dünyamızda sevgiyle yapacağımız barışlar, dış dünyamıza yansıyor. Bir olduğumuz, herkesin birbirine ayna tuttuğu bilinciyle bakabilirsek eğer hepimizin BİRlikte olduğunda nasıl büyük bir enerji oluşturduğunu görürüz. Özgürlük cesaretle gelir ve sadece SEVGİyle beslenir.<br />
Ön yargılara kapılmadan, sızlanmadan şikayet etmeden, ayrım bilincine düşmeden BİRlikten doğan kuvvetle yaşamak en güçlü titreşime sahip SEVGİyi çoğaltmak mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşadıklarımız bunları idrak etmemize vesile olsun, şükürler olsun.</p>
<p>108 yaşındaki Alice hepimize ilham olsun.</p>
<p>https://youtu.be/xq6H0cYeFOE</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=xq6H0cYeFOE">Toplumsal travma karşısında sakin kalabilme seminerimi almak isteyen kurum ve kişiler 535 629 7868 nolu telefonu arayabilir, benzamani@benzamani.com adresine mail atabilir.</a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=xq6H0cYeFOE">Bütüne hizmet bilinciyle seminer ÜCRETSİZdir…</a></p>
<p>Hande Akın</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/07/toplumsal-travma-karsisinda-sakin-kalabilme-ben-zamani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazsam mı? Yazmasam mı? Umre!   Ben Zamanı.</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/05/umre1guncel-yazsam-mi-yazmasam-mi-umre-ben-zamani/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/05/umre1guncel-yazsam-mi-yazmasam-mi-umre-ben-zamani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 May 2016 05:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<category><![CDATA[Umre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=28866</guid>

					<description><![CDATA[Anlatılamaz sadece yaşanır ve hissedilir bir deneyimi; Allah’la buluşmamı, Hz. Muhammed’le kavuşmamı nasıl ifade edebilirim ki… Deneyeceğim… Elimden geldiğince, gönlümden aktığınca, kelimeleri arka arkaya dizeceğim. Küçüklüğümü hatırlıyorum, apartman boşluğuna bakan odamın penceresinin kenarında, perdemin arkasına saklanır Allah ile konuşurdum. Çokça da ağlar sümüklerimi de perdeye silerdim. O zamanki derdim başkaydı. Evdeki kavga gürültüden isyanım vardı, sevilmediğimi ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anlatılamaz sadece yaşanır ve hissedilir bir deneyimi; Allah’la buluşmamı, Hz. Muhammed’le kavuşmamı nasıl ifade edebilirim ki…</p>
<p>Deneyeceğim…<br />
Elimden geldiğince, gönlümden aktığınca, kelimeleri arka arkaya dizeceğim.</p>
<p>Küçüklüğümü hatırlıyorum, apartman boşluğuna bakan odamın penceresinin kenarında, perdemin arkasına saklanır Allah ile konuşurdum. Çokça da ağlar sümüklerimi de perdeye silerdim. O zamanki derdim başkaydı. Evdeki kavga gürültüden isyanım vardı, sevilmediğimi ve bu dünyada çok yalnız olduğumu düşünürdüm. ”Al” derdim. ”Al Allah’ım beni, yanına al!”<br />
O küçük yaşımda nereden biliyordum da konuşuyordum O’nunla, bilmiyorum. Sanırım çok küçükken biliyoruz O’ndan geldiğimizi ve O’na gideceğimizi… Sonra unutuyoruz!</p>
<p>Hiç duyulmadığımı zannederek küstüm sonra… Uzun süre küs kaldık, hiç konuşmadım. Bi ara nasıl olduysa, üniversiteye giriş sınavı zamanı işim düştü Allah’a, tekrar o zaman başladım duaya… Kazanınca üniversiteyi unuttum hemen muhabbetimizi… Daldım yalancı dünyaya…</p>
<p>Yaklaşık 10 sene önce AŞK’a düştüm ve başladım kıvranmaya… Çaresizlikler, imkansızlıklar, sorgulamalar ve çok daha fazlası… İşte o zaman mecbur kaldım sığınmaya Allah’a… Her türbede, camide, kilisede, kutsal alanda dua eder oldum. O aşk; beni ilahi AŞK’a, o güzel ruhu vesile kılarak taşıyan bir araçmış meğer… Hep söylerdi; ”Mevlam ne eylerse güzel eyler.” diye işime gelmezdi elbette! Anladım sonradan her şey Allah’tan ve hakikaten güzel! Hikmetini görebilene…</p>
<p>İşte o gün bugündür minicik bir damlasına vurgun olduğum bu ilahi AŞK’ın peşindeyim. Nerelere gitmedimki dünyanın dört bir ucuna, yurdumun neredeyse her köşesine… Aradım, aradım aradıkça kendimi bulmaya, bilmeye başladım… Bitti mi? derseniz… Nerdeee! Bu uzun bir yolculuk, çok çok çok uzun bir yolculuk! Maddi dünyanın içinde manevi bir yolculuk…</p>
<p>Geçen sene arkadaşımdan ilham alarak çıktığım Hac Yolu Camino’yu yürürken niyet etmiştim. 40 yaşıma geldiğimde Müslümanlığın haccını yapayım, yolunu yürüyeyim diye… Niyetleri; vaktinden önce gerçekleşen biriyim çok şükür. Aslında vakti saati geldiğinde gerçekleşiyor herşey! Kadim bir dostumun uzun zamandır katıldığı tasavvuf sohbetlerine davet alınca; birilerinin boyunduruğu altına girmeye alerjisi olan ben tıpış tıpış vardım hakikat ehlinin yanına… Bu yıl Şubat ayında… Kısa bir süre sonra Ümre’ye gidiyoruz demesinler mi? Gene kalpten bir hissediş ve içsel bir çekiliş, ruhum koşuyor sanki… Hiç şüphe yok! Tereddüt yok! Tam 31 kişi Medine’den Mekke’ye, mucizelere yollardayız.</p>
<p><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/05/IMG_0717-e1462203074225.jpg" rel="attachment wp-att-28868"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-28868" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/05/IMG_0717-e1462203074225-150x150.jpg" alt="IMG_0717-e1462203074225" width="150" height="150" /></a><a href="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/05/IMG_0880-894x1024.jpg" rel="attachment wp-att-28869"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-thumbnail wp-image-28869" src="http://nilguncabaci.com/wp-content/uploads/2016/05/IMG_0880-894x1024-150x150.jpg" alt="IMG_0880-894x1024" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Hala anlatamadım yaşadıklarımı farkında mısınız? Lafı eviriyorum, çeviriyorum. duygularımı, hissettiklerimi nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. En iyisi ben bu bölümü geçeyim. Sadece şunu söyleyeyim… Ertelemeyin, gidin, görün, duyun, hissedin, deneyimleyin, yaşayın…<br />
Bazı şeyler var yaşanır anlatılamaz…<br />
Yaşayacaklarınız anlatılamaz…<br />
Belki piştikçe ifade ederim, henüz hamım…</p>
<p><strong>ALLAH nasıl anlatılabilir…</strong><br />
<strong>AŞK’la yaşanabilir…</strong></p>
<p>Hande Akın</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/05/umre1guncel-yazsam-mi-yazmasam-mi-umre-ben-zamani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Joyetech Likit</title>
		<link>https://nilguncabaci.com/2016/04/korkmamalarini-bekliyoruz/</link>
					<comments>https://nilguncabaci.com/2016/04/korkmamalarini-bekliyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2016 18:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hande Akın]]></category>
		<category><![CDATA[bali]]></category>
		<category><![CDATA[ben zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[HANDE AKIN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://nilguncabaci.com/?p=28709</guid>

					<description><![CDATA[Joyetech Likit Elektronik sigara kadar da onem tasiyan joyetech likitleri satin alarak saglinizi hic bir sekilde riske atmazsiniz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.joyetechmerkezi.com">Joyetech Likit</a>  Elektronik sigara kadar da onem tasiyan joyetech likitleri satin alarak saglinizi hic bir sekilde riske atmazsiniz </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://nilguncabaci.com/2016/04/korkmamalarini-bekliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
