MANO’NUN KÖŞKÜ ….Ebruli Sayfalar…

Merhaba Sevgili Nilgün’ün Günlüğü Okurları!

Yine kısa bir aradan sonra sizlerle birlikteyim. Umarım bu yazımı nefes nefese okuyacaksınız çünkü birazdan birlikte katil avına çıkacağız. Polisiye hikayeler ilginizi çeker mi? Benim çok ilgimi çeker fakat işin ilginç yanı böyle filmleri seyredemezken, bu tarz romanları su gibi okurum. Nedenini bilmiyorum. Fazla görselleştirmek belki beni ürkütüyor. Ama benim bu tarz hikayelerde ilgimi çeken şey polis ile suçlunun karşılıklı zeka oyunlarıdır.

Ortada bir suç varsa  muhakkak arkasında iz bırakır. Önemli olan ip uçlarını izleyen polisin bu delillerle suçluya ulaşabilmesidir. İşte size 11inci sınıf öğrencilerimin geçtiğimiz sene İtalya’daki yarışma için yazdığı ve polisiye dalında ödül alan “Mano’nun Köşkü” hikayesi! Sizler için bu hikayeyi Türkçe’ye çevirdim. İyi eğlenceler!

*  *  *

Yağmurlu bir gecenin ardından, Padova’da ekim ayının güneşli bir pazar sabahı, Dedektif Aberto, Antonio Mano’nun cinayetini çözmek için görevlendirilmişti. Antonio, köşkün önünde arabasının içinde ölü olarak bulunmuştu.

 

Antonio’nun karısı orta yaşlı bir kadındı. Yanaklarındaki göz yaşlarını silerken şöyle dedi:

“Oooo, dedektif, lütfen katili bulun. Kim benim kocamı öldürmek isteyebilir? O dürüst bir adamdı. Hiç düşmanı yoktu. Tam tersi, bir çok arkadaşı vardı.”

 

Antonio Mano bir bankanın müdürüydü. 45 yaşındaydı. Onun ve karısının hiç çocuğu olmamıştı. Çok iyi bir maaşı vardı. Ailesinden kalma Bacchiglione Nehri kıyısında büyük bir köşkte oturuyordu. Bu köşkte çalışan birçok hizmetli de vardı. Laura Mano’yla 15 yıllık evliydi.

“En son kocanızı ne zaman gördünüz, hanımefendi?”

“Cumartesi sabahı kahvaltısını yaptı ve Euganean Tepeleri’ne annesini görmeye gitti. Fakat döndüğünde ölmüştü.”

“Gitmeden önce kavga ettiniz mi?”

“Hayır. Biz hiç kavga etmezdik. Annesini hep hafta sonları görmeye giderdi.”

 

Alberto, Antonio’nun Euganean Tepeleri’nde yaşayan annesini görmeye gitmeden önce köşkteki diğer çalışanları sorgulamaya karar verdi.

 

Teresa aslında göründüğünden daha genç bir kadındı. Köşkte 2 yıldır hizmetçilik yapıyordu. Alberto’nun karşısında otururken oldukça gergindi.

“Bay Mano’yla ilgili son zamanlarda dikkatinizi çeken tuhaf bir durum var mıydı?”

“Yani yok gibi. Ama geçen hafta Bay Mano geceleri sık sık dışarı çıkıyordu.”

“Sizce neden geceleri sık sık dışarı çıkıyordu?”

“Hiç bir fikrim yok, efendim.”

“Karısıyla arasındaki ilişki nasıldı? Kavga ederler miydi?”

“Hayır, efendim. Hiç kavga etmezlerdi.”

 

Antonio’nun üç tane arabası vardı. Şoförü Alex, bu arbalardan biriyle onu her sabah işe götürürdü. Alex genç bir adamdı. Ayrıca, çok da yakışıklıydı. Alberto onu sorgularken oldukça rahatsız görünüyordu. Bir senedir Antonio’nun şoförlüğünü yapıyordu.

“Arabaların bütün anahtarları sizde mi bulunuyor?”

“Evet. Ama Bay Mano’da da bazıları vardı.”

“Dün Bay Mano evden ayrılırken, siz de orda mıydınız? Evden ayrılmadan size birşey dedi mi?

“Hayır. Cuma sabah onu işine, akşam 6’da da eve getirdim.”

“Peki, cumartesi?”

“Cumartesi genellikle ben çalışmam. Hafta sonları arabalarını kendi kullanmak isterdi.”

 

Bahçivan yaşlı bir adamdı. 10 yıldır o güzelim çiçeklerin ve ağaçların bakımını yapıyordu. Antonio’nun uzak bir akrabası oluyordu. Aynı zamanda iyi birer arkadaşdılar.

“Antonio Mano’nun cesedini siz buldunuz ve polisi aradınız, öyle mi?”

“Evet, efendim. İyi bir adamdı. Çok çalışırdı. Fakat son bir yıldır biraz değişti.”

“Ne demek istiyorsunuz?”

“Bilemiyorum. Benimle çok sohbet ederdi. Fakat benle konuşmalarını kesti. Onu çocukluğundan beri tanırdım. İyi bir adamdı.”

 

Aberto, köşkte derinlemesine bir araştırma yaptıktan sonra, Euganean Tepeleri’nde oturan Antonio’nun annesini görmeye gitti. Ev, kadının arkadaşlarıyla doluydu. Yaşlı kadın ağlıyordu. Alberto ona birkaç soru sormak için izin istedi.

“En son oğlunuz buraya ne zaman geldi?”

“Dün buradaydı. Oğlum dün hayattaydı. Niye öldürüldü? Onu kim öldürmek isteyebildi? Hiç düşmanı yoktu.”

“Dün buraya geldiğinde şüphe uyandıracak birşey oldu mu?”

“Çok fazla kalmak istemedi. Biraz duracağını söyledi ve sonra da gitti. Sanki önemli bir işi varmış gibi geldi bana. Ama bana birşey söylemedi.”

 

Cumartesi günü ne gibi bir işi olabilirdi? Ne yapmak zorundaydı? Fakat o önemli işini yapmadan önce annesini görmek istemişti. O iş ne olabilirdi? Etrafı inceledikten sonra ertesi gün Antonio’nun çalıştığı bankaya gitmeye karar verdi.

 

Pazartesi sabahı bankada çok kasvetli bir hava vardı. Bütün çalışanlar çok üzgün görünüyordu. Çalışanları sorgularken çok ilginç bir bilgi elde etti.

“Beş yıldır bu bankada çalışıyorum. Bence Bay Mano ve Chiara, benimle aynı işi yapan diğer arkadaşın yani, bir ilişkisi vardı.”

“Bunu nerden biliyorsunuz?”

“Öyle sanıyorum. Çünkü onların ilişkisi biraz farklıydı. Konuştukları zaman hep kapıyı kapatırlardı. Ben Bay Mano’nun odasına girdiğimde, Chiara’da ordayken, konuşmayı keserlerdi. Birgün Chiara’nın onun odasında ağlamış olduğunu fark ettim. Çünkü dışarı çıktığında gözleri kıpkırmızıydı. Bir de herzaman rujlu olan dudağında ruj yoktu. Bence aralarında uzun zamandır birşeyler dönüyordu. Geçen hafta Chiara çok gergindi. Bu arada, Chiara da evli.”

 

Chiara çok güzel bir kadındı. İki çocuğu vardı. Kocası işsizdi. Aileyi o geçindiriyordu. Acaba Antonio Mano’ya gerçekten aşık mıydı? Bu olay giderek karmaşık bir hal almaya başlamıştı. Konuşurken sesi titriyordu.

“Bu bankada ne zamandır çalışıyorsunuz?”

“Bir buçuk yıldır.”

“Bay Mano ile ilgili ne söyleyebilirsiniz? Nasıl bir müdürdü?

“Çok iyi bir beyefendiydi. Bizlere çok kibardı.”

“Hiç tartışmanız oldu mu?”

“Hayır.”

 

Alberto’nun karnı çok acıkmıştı ve bankanın otoparkının yanındaki pizacıya gitmeye karar verdi. Bay Mano’nun arabasının park ettiği yerin boş olduğunu gördü. Bugün hayatta olsaydı arabasını buraya park edecekti diye düşündü. Ama değildi. Pizasını bitirdikten sonra bir fincan espresso aldı ve sigarasını yaktı. Otoparkın önünden bir kez daha geçerken, çok tanıdık birşeyle karşılaştı.  Bir adrese gidip, araştırma yapmaları için merkezdekileri aradı. İkinci espressosunu bitirdikten sonra onu mutlu edecek bir telefon geldi.  Cinayeti çözmüştü.

 

Hemen köşke gitti ve Laura Mano’nun karşısına oturdu.

“Sizin Alex’le olan ilişkinizi biliyorum. Fakat ne siz, ne de Alex, Bay Mano’yu öldürdünüz.”

“Ooo, dedektif! Bu bir sırdı! Kocam çok çalışıyordu. Benimle hiç vakit geçirmiyordu. Benim suçum yoktu. Çok yalnızdım. Alex hayatımı değiştirdi. Çok üzgünüm. Eğer Alex öldürmediyse, peki Antonio’yu kim öldürdü?”

“Önce Alex’in katil olabileceğini düşündüm. Çünkü Alex’in odasında sizin fotoğrafınız vardı. Katilin o olduğunu sandım. Ama o değildi. Kocanızın da bankada çalışan Chiara Cappozzi’yle bir ilişkisi vardı.”

“Ooo, gerçekten mi? Başka bir kadın olduğunun farkına varmadım hiç.”

“Doğru varmadınız. Çünkü siz Alex’i seviyordunuz. Bay Mano da bunu biliyordu. Sizin ona aşık olduğunuzu öğrendiğinde çok üzülmüştü. Erkekler böyle şeyleri anlarlar, hanımefendi.”

“Çok üzgünüm. Gizlemeye çalışmıştık.”

“Chiara çok güzel bir kadın. Oldukça baştan çıkarıcı. O da sevgisiz kalmış. Onların ilişkisi, sizin Alex’le olan ilişkinizden sonra başladı.”

“Antonio’yu o mu öldürdü?”

“Hayır. Kocası öldürdü. Kocası Chiara’nın bir ilişkisi olduğunu fark etti. İşi yoktu. Alkolikti de. Paraya da ihtiyaçları vardı. Karısının zengin müdürüyle bir ilişkisi olduğunu anlayınca, ondan para istemeye karar verdi. Antonio Mano adamın çenesini kapatmak için ona sürekli para vermeye başladı. En son istediği miktar çok fazlaydı. Yaklaşık bir hafta önce istedi. Bay Mano da bu parayı biraraya getirmeye çalıştı. Bu sefer son olacağını ve artık bir daha para istemeyeceğini söylemişti. Buluşma yeri Euganean Tepeleri’ydi. Kocanız Cumartesi günü Euganean Tepeleri’ne Chiara’nın kocasına parayı vermeye gitti. Fakat para tam değildi. İstediği miktarın ancak yarısını getirebilmişti.”

“Onu nasıl öldürdü?”

“Bay Mano ve Chiara’nın kocası Euganean Tepeleri’ndeki eski taş madeninde buluştular. Çünkü Bay Mano’nun lastiklerinde taş madenine has küçük taş parçaları bulunmaktaydı. Chiara’nın arabasında da aynı taş parçalarının bulunması inanılmaz bir tesadüftü. Fakat Chiara bütün Cumartesi çocuklarıyla birlikte evdeydi. Komşularıyla konuştuk. Sürekli telefonda yüksek sesle konuştuğunu söylediler. Ne dediğini anlayamamışlar. Fakat ses tonunun çok endişeli geldiğini söylediler.”

“Ama Antonio eve geldiğinde hayattaydı, öyle değil mi?”

“Evet öyledi.”

“Peki, nasıl öldürüldü?”

“Chiara’nın kocası bir zamanlar bu eski taş madeninde güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Adamı işten atmışılardı çünkü alkol bağımlısı olmuştu. Biliyorsunuz, orası bir müze şimdi. Bu müzede binbir çeşit taş var. Geceleri bu taşların bilgilerini okuyarak geçiriyordu. Bazı taşların tozunun solunduğunda zehirli olabileceğini öğrenmişti. Bay Mano, parayı tam getiremeyince, çılgına döndü. Fakat ona ne bağırdı, ne de onunla dövüştü. İntikamını almak için, burnuna bu tozdan üfledi. Bu yüzden madenin güvenlik görevlisi dışarda hiç bir ses duymadı. Sadece iki arabanın yakınlarda park ettiğini ve iki adamın konuştuğunu sonra da oradan ayrıldığını söyledi.  Zehir, Bay Mano’yu yolda giderken etkilemeye başladı. Köşke yaklaştıkça daha da durumu kötüleşti. Vardığında kendinden geçti ve arabanın içinde öldü.”

 

Alberto bir gizemi daha aydınlatmıştı. Café Pedrocchi’de güzel bir esspresso içmenin ve Padova’ya soğuk kış gelmeden, son ılık günlerin tadını çıkarmanın vakti gelmişti.

 

SON

 

Bu hikayenin İngilizcesine ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız!

http://telltalethrills.iremebru.com/Videos/TheKioskofMano.html

Hakkımda Nilgun

blank
Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

İZLANDA HALK HİYAKELERİ..Ebruli Sayfalar

Merhaba Sevgili Nilgün’ün Günlüğü Okurları,

5 Yorum

  1. blank

    Ne hayalgücüymüş Ebru’cum..seni ve öğrencilerini tebrik ediyorum.. ÖPTÜMM

  2. blank
    Irem Ebru Gursoy

    Sağol, Gül 😀

  3. blank

    Bu hikaye benim isime cok yaradi, polisiyer hikaye uydurmam gerekiyordu, fransizca ya cevirip verdim cok saol buldugum tek siteydi !

  4. blank

    Merhaba, sabah sabah sizinle katil avına çıkmaktan inanılmaz zevk aldık. Çok teşekkürler. Yazılarınızı takip ediyor olacağız: http://www.polisiyedurumlar.com

  5. blank

    Teşekkürler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.