Yatağımdaki Yabancı…Sinan Akyüz…

İyi akşamlar sevgili okuyucularım, nasılsınız bakalım? Ben iyiyim çok şükür. Sadece yeni bir resme başlayacağım, bir türlü gönlüme göre bir fotoğraf bulamadım. İnanır mısınız tam 7 gündür, günde 5-6 saat fotoğraf arıyorum. Bu arada sevgili arkadaşlarımda bu konuda yardımcı olsa da, hala bulamadım. Bu arada 3 gündür, günde ortalama 5 tane fotokopi çektiriyorum, belki bunu yaparım diye. Ama yok, hergün başka bir fotoğraf çıkıyor karşıma. Bu gidişle aylığımı fotokopi çektirmeye vereceğim.)))En iyisi bu kadar yeter değip, birine başlamak.

Neyse…Bu sıralar maşallahım var, kitap kurdu oldum. Şu anda elimde, bu sene okuduğum  7. kitap var. Kitaplar heyecanlı ve dolayısıyla sürükleyici olunca elinizden bırakamıyorsunuz.Üstelik sadece geceleri okuyabiliyorum.

İşte en son bitirdiğim kitap,Yatağımdaki Yabancı..Sinan Akyüz’ün kitaplarını severim zaten, kütüphanede görünce de hemen aldım.

Kitabın arkasında yazanlar şöyle:

“Ne düşünüyorsun? Haydi başla anlatmaya . Bu işin sonunda acı çekeceğimi bilsem de seni dinleyeceğim.
“Bilmem. Hiç konuşmasak mı acaba? Dürüst olmak göründüğü kadar kolay değildir. Çoğu zaman kelimeler insanın boğazında düğümlenir. Anlatmak istersin ama o kadar kolay anlatamazsın.”
Aşkta dürüstlük ne kadar mümkün?
Ya da mutlu olmak için dürüstlük şart mı?
Saklanmış sırlar söylenirse ilişki daha mı güçlenir?
Yoksa dürüstlüğün bedeli yalnızlık mıdır?
Evli bir çift, bir gece, birbirine karşı sınırsızca dürüst olmaya karar verirler. Gece karanlığında riskli bir oyun başlar. Sahne, bir yatak odasıdır. Başrollerde bir kadın, bir adam ve “gizlenmiş gerçekler” vardır. İtiraflar ardı ardına gelmeye başlar.
Acaba bir ilişki bu itiraf yükünü taşıyabilir mi?
Bir denemedir yaşananlar: “Acaba kırıp dökmeden, acı vermeden, yabancılaşmadan aşkta dürüst olmak mümkün mü?

Vallahi geçmişte yaşananlar çok şaşırtıcı olunca  ve bütün gerçekliği ile ortaya çıkınca, o evlilik ne kadar devam eder veya sürer şüpheli..Tıpkı bu kitap da ki gibi. Tabii herkesin geçmişinde bir şeyler olabilir, ama böyle çarpıcı olunca işler değişiyor.

Kitap çok enteresan geldi, bir oyun olarak başlayan geçmişteki gerçekleri anlatma, gecenin ilerleyen saatlerinde iyice dozunu artırdı ve sabahın ilk ışıklarıyla da sonlandı. Ama nasıl sonlandı? Ve acaba bu sarsıcı yaşanan olaylar neydi? Ne olmuştu, kadın ve adamın geçmişte ki yaşantısında  onları bu kadar derinden etkileyen?Bu soruların cevabını kitabı okursanız öğrenirsiniz.

Bence siz siz olun böyle bir oyuna kalkışmayın eşinizle. Yoksa evliliğinizin sonu ne olur belli olmaz.)))))

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

Vadideki Zambak..Balzac

Bu defa da bir dünya klasiği bitirdim. Bu romanı yıllar önce okumuştum, bu defa yine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.