Opera Sanatçısı Berna Bilgin’le röportaj..

Sevgili Berna Bilgin, İstanbul’dan kızımın arkadaşı ve komşusu. Kendisi 2 kez Sinop’a gelip misafirimiz oldu. O, bizleri ve Sinop’u, biz onu çok sevdik. Uzun süreden beri de röportaj yapmak istiyordum kendisiyle, ancak bugüne kısmet oldu.

Okuyun bakın, sizde kendisini sevecek ve takdir edeceksiniz.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

Antakya’da doğan Berna Bilgin, 13 yaşında klasik gitar eğitimi alarak müzik öğrenimine başlar. 2003 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nü kazanır.

Üniversite öğrenimi süresince, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen birçok eserde görev alır.

Bunlardan bazıları; Cosi Fan Tutte – W.A.Mozart(2005), 9. Senfoni – L.V.Beethoven (2005) ,

Requiem – W.A.Mozart (2006) ,Die Lustigen Weiber von Windsor – O. Nicolai (2007) Bunların yanı sıra, Türkiye’de birçok konser salonunda solo konserler verir. 2009 yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesi Süreyya Operası sahnesinde, G.Puccini’nin ‘ Gianni Schicchi’ operasında ‘Lauretta’ rolünü seslendirir. Mezun olduktan sonra Londra’ya yerleşerek solo konserler verir.

2010 yılında İtalya’daki “Scuola di Canto Eugenio Fogliati Müzik Akademisi”nden tam burs alarak burada okumaya hak kazanır. Hayatına Milano’da devam ederek,eğitimini başarıyla tamamlar.

Türkiye’nin yanı sıra; İngiltere, Fransa, İtalya, Romanya, Avusturya ve son olarak da Rusya’da, aralarında Rusya devlet başkanı Viladimir Putin’in de bulunduğu konserler verir. Simone Angippi, Eugenio Fogliati, Laura Niculescu gibi birçok opera sanatçısıyla Masterclass çalışmalarında bulunur.

2012 yılında Avusturya Linz şehrinde “Anton Bruckner Privatüniversitat Konservatuvar Opera Bölümü ”nü tam burslu kazanarak burada yüksek lisans yapmaya hak kazanır. Avusturya/ Linz şehrinde yapılan “Uluslararası Operet Yarışması” sonucunda finalistler arasından seçilerek, dünyaca büyük bir öneme sahip olan Brucknerhaus konser salonunda konser verme ödülünü alır. Dünyaca ünlü opera sanatçısı Ileana Cotrubas ile Viyana’da burslu olarak çalışma fırsatını yakalar. Almanya ve Avusturya’nın birçok şehrinde W.A.Mozart’in “Sihirli Flut” operasından “gece kraliçesini birçok kez seslendirir. Sanatçı, 2016 Ağustos ayında Tayland’da bir konser turnesi gerçekleştirecektir.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

.1.Neden operayı seçtin?

Aslında her şey tesadüfler zincirinden ibaret benim hayatımda… Operayı seçmem de bunlardan biri.

Müzik öğretmenliği sınavlarına hazırlanırken, giriş sınavları için bir de şarkı hazırlamamız gerekiyordu. Bu sırada hocam sesimin operaya çok uygun olduğunu fark etti ve kesinlikle konservatuvar opera bölümü sınavlarına girmem gerektiğini söyledi. Fakat benim o güne kadar opera hakkında en ufak bir fikrim ya da bir kez dinleyip izlemişliğim bile yoktu. Üstelik insanların hazırlanmak için uzun zaman ayırdıkları giriş sınavlarına sadece 2 ayım kalmıştı. Nitekim yetenek sınavı için gereken 3 parça yerine ancak 2 parça hazırlaya bildim. Yine de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümüne kabul edilmiştim! Daha sonraki süreçte bu alandaki sonsuz dünyayı gördükçe büyülendim ve opera benim için vazgeçilmez bir tutku haline geldi.

476455_382704358442538_987631998_o 479078_382707061775601_2143252385_o476933_382706725108968_1702777413_o

2.Bu seçimi yaparken ailenizin katkısı oldu mu, sizi desteklediler mi?

Klasik müzik beğenileri olan bir aileden gelmiyorum. Annem bir İbrahim Tatlıses hayranıdır. Evimizde tek çalınan klasik müzik, benim 13 yaşımda çalmaya başladığım klasik gitar parçalarıydı. Ne kadar klasik müzik ve operaya yabancı olsalar da, her zaman destek oldular. Özellikle annemin her konuda olduğu gibi yanımda büyük bir güvenle duruşu ve bana sonsuz inancı en büyük desteğimdi. Hâlâ da öyle…

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

3.İngilizceyi nerede öğrendin?

Liseyi İstanbul/ Tarabya Cent Koleji’nde tam burslu olarak okuma hakkı kazanmıştım. Burada bütün derslerimiz İngilizce olduğundan, yoğun bir İngilizce programı içerisinde buldum kendimi ve iyi bir eğitim alarak da dilimi geliştirmiş oldum.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

4.Neden Londra’ya gitmeyi seçtin, neler yaptın orada?

Konservatuvardan mezun olduktan sonra İtalyanca, İngilizce ve biraz da Almanca biliyordum, fakat en güvendiğim dilim o sırada İngilizceydi. O yüzden konservatuvardan en yakın opera sanatçısı arkadaşımla Londra’ya gitmeye karar verdik. Çok zor günlerimiz oldu orada. Advanced seviyesinde kolejden mezun olsam dahi biz Amerikan İngilizcesiyle eğitim aldığımızdan, İngiliz aksanına alışmam zor oldu. Sadece aksanım yüzünden iş bulamadım bir süre. Daha sonra garsonluk yapmaya başladım. Arkadaşımla hem çalışıp, hem de konserler verdik orada.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

5.İtalya’ya gidişin nasıl oldu?

Londra’dayken İtalya’dan bir opera ajansından teklif aldım. Bir kaydımı dinlemişlerdi ve benimle çalışmak istiyorlardı. Bu teklif üzerine ben de İtalya’ya gittim ve orada kaldım.

6.İtalya’da ki yaşantın nasıldı? Ne kadar kaldın orada?

İtalya’daki yaşantım da pek kolay olmadı. Neticede emekli öğretmen bir annenin çocuğu olarak annem ve abim elinden gelen desteği de verse, hangi ülkeye gitsem çalışmak zorunda kaldım. Londra’daki garsonluk deneyimimden sonra, İtalya’da da fabrikada çalışmaya başladım. Bu sırada ajansımla çalışırken, çok eski ve değerli bir opera sanatçısı olan Eugenio Fogliati beni dinledi ve kendi okulu olan“Scuola di Canto Eugenio Fogliati’ Müzik akademisinde burslu okumamı teklif etti. İtalya’da yaklaşık 1,5 yıl kadar kaldım.

7.Kaç dil biliyorsun, opera için kaç dil bilmen gerekli.?

Dört dil biliyorum; Türkçe, İngilizce, İtalyanca ve Almanca. Fransızca’ya da yeni başladım, çok sevdiğim bir dil. Birçok dilde şarkı söylüyoruz. Keşke hepsini konuşabilsek.  Hem işimize çok faydası olur. Çünkü söylerken her kelimenin anlamını bilmek durumundayız. Ama en azından İngilizce ve İtalyanca bilmek azami şart diyebilirim.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

  1. Operaya neden Türkiye’de başlamadın, teklif gelmedi mi?

Konservatuvar mezuniyet sınavımı  yapar yapmaz bir teklif geldi evet, ama benim bir hedefim vardı.

Öncelikle yurtdışını denemek istiyordum. Kendimi farklı ülkelerin dil, kültür, sanat gibi alanlarında geliştirip belki daha sonra, daha donanımlı bir şekilde dönerim diye düşündüm.

9.Hangi yarışmalara, hangi ülkelerde katıldın şimdiye kadar?

Türkiye’deki ulusal yarışmaların haricinde, Moskova’da “Competizione dell’opera”, İtalya’nin Como şehrinde “Aslico” ve Caiazzo’da “Rosa Ponselle”, Avusturya da “Uluslararasi Operet Yarışması”na katıldım.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

10.Yarışmalara giderken destek aldın mı?

Almaz olur muyum? 🙂 Sağolsun bu konuda bana konservatuvardan şan hocam Ece İdil her zaman için destek verdi. Benim için gece gündüz burs aradı, herkesle irtibata geçti. Bu konuda da üzerimde emeği çoktur. Lions Klübü İtalya ve Avusturya’da kalacak yerlerimi temin ettiler. Birçok insan da maddi destek verdi. Onların yaptıklarını unutamam.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

11.Nasıl geçti yarışmalar, ödül aldın mı? İlginç olaylar yaşadın mı?

Yarışmalar hep bir muammadır. Kimi zaman politik kararlar alınır. Hak etmeyen insanlar dereceye girer. Ama her yarışma için de böyledir demiyorum tabi ki. Benim başıma da değişik şeyler geldi.

Mesela İtalya’daki “Rosa Ponselle” yarışmasında da ilginç birşey geldi başıma. Bu yarışmada finale kalan 7 kişiden biriydim. 5 İtalyan, bir Koreli Tenor ve bir Türk soprano ben vardım. Neticede ödüllerin hepsi İtalyanlara dağıtıldı. Sahnede sadece Koreli Tenor arkadaşım ve ben ödülsüz kalmıştık.

Son dakikada jüriden bir ses duyuldu “İtiraz ediyorum!’… Jüri başkanı verilen ödüllere itiraz ettiğini, bunun adil bir sonuç olmadığını ve ırkçılık yapıldığını söylüyordu. Sonra koşarak sahneye yanıma geldi ve bana sımsıkı sarıldı. Ödülü benim hak ettiğimi fakat sadece İtalyanlar arasında paylaştırıldığını söyledi. Hepimiz şok olmuştuk. Ne diyeceğimizi şaşırdık. Jüri başkanlığından istifa ettiğini ve bir daha da bu yarışmada yer almayacağını söylüyordu ve öyle de yaptı. Sonraki seneler jüride ismi yoktu.

Benim daha sonra onunla bağım devam etti. O gün de unutulamayacak anılarım arasında yer aldı .

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

 12.Rusya’da Putin’e konser vermişsin, nasıl oluştu bu konser?

Moskova’daki yarışma sonucunda yarı finale kalmıştım, fakat yarı finalde elendiğim gece beni arayıp bir konser teklifinde bulundular. Ben ve Rus bir Bariton arkadaşın aslında finali hak ettiğimizi fakat bazı politik nedenlerden dolayı elenmek zorunda kaldığımızı söylediler. Bize de ödül olarak dünyaca önemli 100 iş adamının olduğu bir topluluğa özel bir konser vermemizi teklif ettiler. O gece zaten çok şaşırmıştım fakat sahnedeyken Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’i görünce de şok oldum. O’nun geleceğini bilmiyorduk. Benim için güzel bir sürpriz ve hoş bir deneyim oldu.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

13.Normalde bir opera kaç saat sürüyor?

Değişiyor.. 1 saat süren operalar da var, 6 saat süren Richard Wagner operaları da 🙂

14.Menajerin var mı?

Hayır, şu anda yok. Menajerlik çok hassas bir konu. Her zaman güvenilir birilerini bulabilmek mümkün olmuyor ne yazık ki…

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

15.Ünlü isimlerden ders verdiğin kişiler oldu mu?

Aslında mezun olduğumdan bu yana, yaklaşık 6-7 yıldır yurtdışında yaşadığımdan, birçok ünlüyle çalışma teklifini reddetmek zorunda kaldım. Fakat daha sonra birkaç isimle çalışma imkanım oldu. Hepsi de tesadüf çok sevdiğim isimlerdi. Arzum Onan ve Belçim Bilgin’le çalıştım. Uzun bir zamandır ve Türkiye’ye geldikçe hala Aynur Aydın’ın vokal koçluğunu yapıyorum.

16.Avusturya ya neden gittin? Neler yaptın orada?

Avusturya’ya, Moskova’da girmiş olduğum yarışmanın jüri başkanının, tavsiyesi üzerine gittim. Linz şehrinde, Anton Bruckner Universitesi’nde burslu olarak Yüksek lisans yapma hakkı kazandım. Bu süre zarfında vermiş olduğum konserlerin yanısıra, W.A.Mozart’in “Sihirli Flut” operasından “Gece Kraliçesi rolünü Almanya ve Avusturya’da birçok kez seslendirdim. Girmiş olduğum uluslararası operet yarışmasında finale kalarak, çok önemli bir konser salonu olan “Brucknerhaus” Linz’te konser verme hakkını kazandım.

W.A.Mozart’in Sihirli flut operasindan Gece Kralicesi rolü.

17.Dünyaca ünlü opera sanatçısı İleana Cotrubas ile çalışma fırsatı bulmuşsun. Nasıl oldu bu?

İleana Cotrubas ile çalışmam, yine hayatımın tesadüflerle dolu anlarından biri sayesinde oldu.

Rusya’daki yarışma bana çok büyük kapılar açtı. Orada tanımış olduğum bir jüri üyesinin Viyana’da vermiş olduğu bir seminere katıldım. Ön sıralarda oturan bir hanımın yüzü çok tanıdık geliyordu, fakat bayağı yaşlanmış bir hali gibiydi. Yanımdaki arkadaşım koluma dokunarak, “Şuradaki kadını tanıyor

musun?” dedi. “Evet, tanıyor gibiyim ama sanki biraz yaşlanmış” dedim. “İleana Cotrubas” deyince

çığlık atmamak için nefesimi tuttum ve seminer boyunca onu izledim. Çıkışta, kokteylde arkadaşım gidip onunla konuşmam gerektiğini kendimi dinletmek istediğimi söylememi istedi. Ben de bu konularda çok yabani ve utangacımdır ama etrafımda hep bir mucize olur ve bana yardim eder. O gün de onlardan biriydi. Arkadaşımın tüm ısrarlarına rağmen yanına gidemedim. Tam kapıdan çıkacakken arkadaşım beni kolumdan çekti ve ne olduğunu anlamadan beni ona tanıttı. Türk bir soprano olduğumu, Linz’te yüksek lisans yaptığımı söyledi. Şoktaydım! O kadar sıcakkanlıydı ki, hemen yanaklarımı tuttu ve “Bu güzel yüzün, eminim ki çok da güzel sesi vardır, öyle mi canım?” dedi. Ben titriyordum heyecandan. “Şu anda konuşamıyorum bile, sizin karşınızda nasıl olur da güzel bir sesim var derim” dedim. Kartını uzattı “ Bana gel, seni dinlemek istiyorum, ara beni” dedi ve gitti. Öylece kaldım! Daha sonra aradım ve yanına gittim. Ölecektim heyecandan. Rüyalarımda bile göremeyeceğim, o güne kadar sadece kayıtlarını dinleme mesafesinde olduğum bir divanın evine davet edilmiştim. Gittim, kapıyı o açtı. Buz gibi bir Viyana sabahıydı. Heyecandan ve geç kalma korkusundan saatler önce gelmiş, fakat kapısını çalmaya çekinmiştim. Beni görünce ellerimi tutup, avuçlarının arasına aldı ve ısıttı.“Donmuşsun çocuk !” dedi. Piyanist çalışmak için hazır bekliyordu. Birkaç parçayı kısa kısa dinledi.

Bitince “peki” dedi sadece, ve piyanisti gönderdi. Bu arada aklımdan milyonlarca şey geçti. Beni beğenmedi dedim, çünkü tek bir söz dahi söylemedi. Piyanist gitti ve bir koltuğa oturduk, o güne kadar neler yaptığımı konuştuk; mücadelelerimi, tek başıma Don Kişot misali o ülkeden bu ülkeye savaşmalarımı… Sonrasında “çok güzel bir sesin var ve seninle çalışmak istiyorum” dedi. Bu mükemmel bir şeydi elbet, fakat sadece emekli bir öğretmenin maaşına bakan biri olarak benden isteyeceği astronomik rakamları nasıl verecektim? Yüzümdeki o kaygıyı görmüş olsa gerek “Merak etme” dedi, “Ücret istemiyorum.” O anda ağlamaya başladım deli gibi ve sımsıkı sarıldım ona, karşımda bir diva yoktu o anda, sanki bir annenin şefkatli kollarındaydım. Kapıdan çıkarken omzuma dokundu ve dedi ki; “Farkındaysan sana seni övecek harika sözler söylemedim, sadece çok güzel sesin var dedim. Ama şunu bilmeni isterim ki, bizim gibi insanlar için en önemli şey zamanlarıdır. Eğer sana

seninle çalışmak istediğimi söylediysem ve ücret almıyorsam ve en önemli şeyimi yani zamanımı sana veriyorsam, anla ki seni gerçekten çok beğenmişimdir.” Teşekkürlerimi iletip ayrıldım, ama hala yaşadıklarıma inanamıyordum. Sonrasında da derslerimiz devam etti. Ne yazık ki sağlığı pek el vermediğinden çok sık çalışamadık. Onun hala bitmeyen o sanat aşkını, enerjisini görmek, onunla aynı havayı solumak, evinde oturup karşılıklı bir çift söz edip, çay içmek bile benim için paha biçilemez bir onur.

18.Operanın sözlerini ne kadar zamanda nasıl ezberliyorsun? Günde kaç saat çalışman gerekiyor?

Dürüst olmak gerekirse ben genelde “amaaan nasıl olsa yaparım” deyip son dakikaya bıraktığım için herşeyi, bazen 300 sayfalık bir operayı 10 günde ezberlediğimi bile biliyorum. 🙂 Ama bu yine de haftalar süren, uzun provalar gerektiren çalışmalar sonucu oluyor tabi.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

19.Şu anda ne yapıyorsun?

Master eğitimim bitti. Avrupa da ki operalar için odisyon başvuruları yapıyorum. Avusturya’da konserlerim devam ediyor. Bir yandan da ülkemi ve sevdiklerimi o kadar özledim ki, acaba artık dönsem mi diye de düşünmüyor değilim açıkçası.

Berna Bilgin Opera SANATÇISI

20.Gelecek için planların ne?

Dediğim gibi henüz Avrupa’da mı kalsam, yoksa Türkiye’ye mi dönsem karar vermiş değilim. Şu anda birkaç proje var ama hangisini tercih edeceğimi zaman gösterecek. Şimdilik kesin olan Ağustos ayında, Tayland’da bir konser turnesi projemin olması.

.Şimdi sana 10 farklı kelime soracağım, aklına ilk gelen şeyi söyler misin?

Opera: Kaderim

İtalya: En sevdigim ülkelerden

Türkiye: Hasret olduğum vatanım

Sanat:Hayatımın büyük bir parçası

Aşk:Heyecan

Arkadaş: Can kurtaran

Çocuk: Hayatta en çok istediğim şeylerden biri

İstanbul: Vazgeçilmez şehir

Deniz: Huzur

Hayat: Sınavlarla dolu zor bir okul.

Hakkımda Nilgun

blank
Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

Ecz. Ata ÜNLÜ ile söyleşi…

  1.Ata Bey,sizi tanıyabilirmiyiz? Ben 1946 yılında Gerze de doğdum.Yengeç burcundanım.İlk ve ortaokulu Gerze de …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.