EGE’NİN İNCİSİ “AYVALIK”

Merhaba Nilgün’ün günlüğü okurları.

Bu yazımda size Ayvalığımızı anlatmak istiyorum. Aslında anlatılmaz yaşanır diyesim var. Fazla klişe olacak diye korkuyorum ama yazdım bile… İlk yazımda da biraz bahsetmiştim ama içimden tekrar yazmak geldi. Çünkü hala Ayvalık denince deniz, kum, güneş akıllarda…

Ayvalık; tarihi, kültürel ve doğa güzellikleriyle 12 ay yaşanabilecek bir turizm cennetidir, aslında… Bir çok yönleriyle “ilk”lerin ve “en”lerin kasabasıdır, Ayvalık. Mavi bayraklı plajları, irili ufaklı adaları, asırlardır şifa dağıtan ot çeşitleri, çevre ilçelerde bulunan termal kaynakları ve oksijen çadırı niteliğinde ki Kazdağları ile Ege bölgemizde turizmin ilk başladığı yerlerden biridir.

Birbirinden farklı kültür ve turizm örneklerinin sunduğu körfezimiz İzmir, İstanbul ve Ankara gibi üç büyük ilin transit merkezi olması nedeniyle tarih, turizm, doğal ve folklorik değerler bakımından zengindir.

Her yaz yerli ve yabancı misafirlere ev sahipliği yapan Ayvalığımız, çoğu turistin kıyısından geçtiği bir yerde olsa, ziyaretçilerini bekleyen körfezimizde kış turizmi oldukça cezbedicidir. Sadece deniz, kum, güneşten ibaret olmayan kasabamız, adeta bir açık hava müzesine ev sahipliği yapmaktadır. Sokaklarını gezerken tarihi kiliselerin ve taş evlerin hikayeleriyle zamanda yolculuk yapacağınızdan emin olabilirsiniz.

Yürüyüş grupları için “Kazdağları” inanılmaz güzel parkurlarıyla, termalden faydalanmak isteyenler için kaplıcalar görülmesi gereken yerlerden bazılarıdır. Ayvalığa dönmeden  Ören’de “Ören Konak Otel” de geceyi geçirip, oranın sıcacık atmosferini de keşfetmenizi öneririm.

İyisi mi siz, tatil planınızı ister kış sezonunda olsun, ister yaz sezonunda olsun, Ayvalığımızı mutlaka ama mutlaka ekleyin ve sahip olduğu yazın ayrı, kışın ayrı güzelliklerini kaçırmayın.

Kentlerde insanlar gibidir, her birinin hikayesi vardır. Eğer sıradan bir tatil düşünmüyorsanız. Ayvalığımıza kulak verin. Adeta açık hava müzesi  niteliğindeki kasabamızın size anlatacak öyle çok şeyi var ki…

Ayvalık’ta kalmak isterseniz “Ayfada Cafe& Pansiyon” da şömine karşısında  sıcak şarap keyfi  ile 168 yıllık binamızda tarihe yolculuk yapacağınızdan emin olabilirsiniz. “Yok, hayır biz kazdağlarında parkurları gezmek,  termallerde şifa bulmak istiyoruz derseniz de Ören’de “Ören Konak Otel” de sizleri ağırlamaktan mutluluk duyacağız.

Sonraki yazımda Ayvalığımızın tarihinden bahsetmek istiyorum. Sevgili Nilgün’ün Günlüğü okurları, sevgiyle kalın… Hoşcakalın…

Nalan Hak

 

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

 GÜZEL GÜNLER BİZİ BEKLER… Cam Patikler…

Tekrardan yazabilmek çok güzel, sevgili Nilgün’ün Günlüğü okurları. Zor günlerden geçiyoruz. Bizde evimizde oturuyoruz. Pansiyonumuzu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.