GÜZEL GÜNLER BİZİ BEKLER… Cam Patikler…

Tekrardan yazabilmek çok güzel, sevgili Nilgün’ün Günlüğü okurları.

Zor günlerden geçiyoruz. Bizde evimizde oturuyoruz. Pansiyonumuzu geçiçi bir süre için kapattık, bir çok iş yeri gibi… Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyoruz. Kendimizi bahçe işlerine verdik. Okuyamadığım bir çok kitabım olduğunu fark ettim. Hepsini sıraya dizdim. Sabah – akşam okuma saatim, egzersizim, bahçe ve evimizin kalbi mutfak. Oğluma ” ya, biz pansiyonda aç mı, yaşıyorduk? Mutfakta bu kadar zaman geçirmiyordum oysa… ” dedim ve cevap gecikmedi. “Evet, anneee…”:)) Bu gözle görünmeyecek kadar küçük mikroskobik canlı evimizde hayat olduğunu, birlikte zaman geçirmenin güzelliğini, masa sohbetlerinin doyumsuzluğunu, çay suyunun kaynama tıkıtısının bile güzelliğini hatırlattığını fark ettim. Koşuşturmanın içinde oysa ne çok şey kaçırıyormuşuz. Komşularımızla bahçeden bahçeye hatır sormalar… Aaa bu arada yaşını gizlemekte ısrarlı olan komşularımızında -aramızda kalsın tabii :))- Çarşıya pazara çıkarken birbirimizin zilini çalıp, ihtiyaçları var mı, diye sormak. Bunlar ne kadar insani şeyler değil mi?… Ama yoğun tempo teknoloji bize insanlığımızı, insan olmanın erdemini unutturdu mu ne… Evet, toplum olarak çok fazla baskı altındayız. Ne zamana kadar sürecek, nasıl önüne geçilecek?… Hepimizin gözü tv lerde… Çok haklısınız ancak biz o kadar çok şey yaşadık, atlattık. Kendimizi çok fazla strese sokmadan, evimizin tadını çıkaralım. Hijyenimize dikkat edelim. İhtiyaçlarımız için dışarı çıktığımızda sosyal mesafemizi koruyalım veeeee… Evimizde yapamadıklarımızı yapalım. Sonrası tekrar yoğun bir koşuşturmaca… Yine sevdiklerimizin hatırını bile soramayacağımız kısıtlı zaman dilimleri.

Güzel günlerimizin çok yakın olduğunu bunu da aşabilmemiz için; sosyal mesafeyi koruyup, ihtiyaç dışında sokağa çıkmassak daha çabuk geçiririz. Bu küçücük virüsün insanoğlunu nasıl dize getirip, eve kapatmasını ve bize değerlerimizi hatırlattığı için de bunu fırsata çevirmenin tam zamanı. Hadi o zaman; okuyamadığımız kitaplarımızı, sohbet etmeye fırsat bulamadığımız ailemizle vakit geçirmenin tam zamanı, tadını çıkaralım. Sevdiğim yazarlardan biri olan Bekir Coşkun’un dediği gibi “hiç bir aşının, ilacın çarenin olmadığı çağlarda kolerayı, vebayı, tifoyu, veremi yok eden insanoğlu bu zıkkıma teslim olacak değil ya…”

Şimdi güzel günler dileyelim, güzellikler dileyelim. Sevdiklerimize sarılamıyorsak güzel sözcüklerimizle sarılalım. Güzel günler bizi bekler… Sevgiyle kalın, hoşca kalın…

Nalan Hak

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

              EGE’NİN İNCİSİ “AYVALIK”

Merhaba Nilgün’ün günlüğü okurları. Bu yazımda size Ayvalığımızı anlatmak istiyorum. Aslında anlatılmaz yaşanır diyesim var. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.