Şahane Gelin….Fatih Murat Arsal…

Bu yazarın kitabını ilk kez okudum. Cinayet romanlarından sonra gerçekten çok iyi geldi.

İçinde bol miktarda aşk vardı ve hem de çok fazlasıyla. 448 sayfalık romanı 5-6 günde bitirdim. Şu sıralar da bana kitap dayanmıyor. Bu yıl 10 kitap okumuşum, korona günlerinde de 6 kitap okumuşum, 7. ye de bu sabah başladım. Neyse 1 haziran da kütüphane açılıyor, biraz oradan alırım, elimde olanları da okurum, yaz da böyle geçer herhalde.

Kitabın arkasında yazanlar şöyle:

İkisi de zorla evlendirilmişti!
Özellikle zengin ve yakışıklı bir erkek için bu zoraki evlilik dehşet vericiydi. Kısıldığı kapandan tüm kalbiyle nefret etti.Ama sürprizlerle dolu olan karısından değil!

Tüm dizginlenemez öfkesine, tüm delicesine intikam isteğine, tüm çaresiz kaçış çabalarına rağmen…
…bir türlü karısının şok eden güzelliğinden ve dayanılmaz çekiciliğinden uzak kalamıyordu.

Aşk savaşında güç kaybeden bir adam için, bazen teslim olmak en iyisidir. Ama bunu anlamak zaman alabilir!

Çaresiz bir kadının sessiz savaşı karşısında, zorba bir kocanın anbean yenilişini okuyacağınız, kadere müdahale edilemeyeceğini anladığınız duygu dolu bir FMArsal romanı daha…

Osman mecburen evlendirildiği için, bunu hazmedemiyor ve daha nikahtan ayrılır ayrılmaz, her fırsatta kızdan ayrılacağını söylüyordu. Yüzüne bile bakmamıştı, taki bir lokantaya girdiklerinde, herkesin ilgisinin yanında ki Gülay’da olduğunu fark edene kadar. Arada çok yaş farkı vardı, Gülay ise henüz 18 yaşındaydı. Ama yeni evlendiği kocasına,  evlenmeden öncede aşıktı. Kocası onunla çok kötü konuştuğu halde, ona karşı sessiz kalıyor, ama bu arada kendi de isteğiyle de, yatakta karılık vazifesini yerine getiriyordu. Sevmese yapar mıydı acaba? Bence yapmazdı.

Osman, herkesin karısına karşı ilgisinden rahatsızdı. Gülay’da öyle bir enerjisi vardı ki, her gören kadın veya çocuk onu seviyor, erkeklerde gözlerini alamıyorlardı.

Erzurum ve Malatya yolculuğundan sonra, nihayetinde Ankara’da ki Osman’nın evine geldiler. Ve birkaç gün sonra işi gereği Osman İstanbul’a döndü. Bu arada Gülay’ın annesinin çok önemli ameliyat olması gerekti, babası da Osman’nın şantiyesinde çalışırken, zoraki kızını  evlendirdiğinden işten atılmıştı, maddi durumları iyi değildi yani..

Aaaa bu kadar yeter nerdeyse romanın tamamını anlatacağım. Bayanların beğeneceğini umuyorum. Tam aşk ve yaz romanı, içinde bol miktarda aşk olmasa tipik Türk filmi derdim. Okuyabilirsiniz, ben beğendim.

Hakkımda Nilgun

Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

Vadideki Zambak..Balzac

Bu defa da bir dünya klasiği bitirdim. Bu romanı yıllar önce okumuştum, bu defa yine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.