Ben Aşık Oldum…..

Dün akşam aşık oldum….

Hayırdır diyorsunuz, hem de bu yaştan sonra, değil mi? Neden olmasın?

Aşk, yalnız karşı cinse duyulan ilgi değil ki….Aşkın kelime anlamı ‘bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı bağlılık”  diye geçiyor.

İşte ben Sinobumuza  birkez daha aşık oldum.

Birgün önce saat 14.00 gibi denize gitmiştik, önce yarım saat gibi biraz yüzdüm. Bu arada yazayım, deniz birtık soğumuş. 5 gün önce girdiğimde 24 dereceydi, birgün önce ise 23 dereceye düşmüştü. Dışarının da ısısı 23 derece olduğu için sizi üşütmüyor. Yani rahatlıkla yüzebilirsiniz. Üstelik hala denizanası yok. Sadece dün balığa çıktığımızda küçük olanlardan birkaç tane gördüm o da mühim değil.

blank

Yine o gün yüzdükten sonra balığa çıktık saat 15.30 olmuştu. Etrafta o kadar tekne vardı ki, uzaktan gören’’ denizde balık dolu,şu teknelere bak’’ derdi. Ama inanın 4 saat kaldık,1 tavayı dolduracak kadar balık tutamadık.

blankblankblankblankblank

Dün de biraz işim vardı, saat 16.30 da balığa çıktık yine, bu defa orman kampının hemen üstünde istavrit vardı ara ara da çinekop geldi de mutlu olduk.

Geç çıktığımız içinde eve hava karardığında döndük. İşte dün akşam üzeri, rüzgar tamamen durdu, ay çıktı, gece çinekop tutmak için kalan tekneler ışıklarını yaktı, Sinop ışıl ışıl oldu ve işte ben tam o zaman, Sinop’a birkez daha aşık oldum. Bu 2020 yılında yaşadığım en güzel akşam üzerlerinden biriydi. Sessiz, sakin, huzur vardı gecede. Ne korona aklıma geldi, ne birbaşka olumsuz şey. Sadece gördüğüm, bende huzur veren ışıl ışıl parlayan Sinop, gökyüzünde ki ay ve teknenin suda çıkardığı o ses.Orhan Veli’nin o güzel şiiri geldi hemen aklıma..

GÜZEL HAVALAR 

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan Veli Kanık

Belki biraz daha kalsaydık o eşsiz güzelliğin yanında , bende bir şiir yazabilirdim,

‘’Beni bu güzel havalar aşık etti’’…..diye…

blankblankblankblankblank

Galiba ben denizsiz yaşayamam. Yaşadığım heryerde, gezdiğim heryerde su olmalı. İster göl, ister deniz, ister nehir, ister şelale…Ama suyu görmeliyim. Belki de şimdiye dek çıktığım seyahatlerin %99 zu hep gemiyle oldu, gemiyle gitmediğimde ki yerde, yine okyanus kıyısıydı. Başak burçunun elementi toprak, toprakta susuz yapamaz, ondandır belki suya bu denli düşkünlüğüm.

Evet sevgili okuyucularım, eylül ayıda bitmek üzere. Artık yapraklar sararacak, akşamları tatlı bir serinlik olacak. Oldu da zaten,sabah yürüyüşlerimde belediyenin temizlik görevlileri yaprakları süpürüyorlar yerden. Biz Eylül ayını sevsek de, eminim onların en sevmediği aydır. Çünkü devamlı ağaçlar yapraklarını döküyor bu mevsimde, işleri zor.

Sabah yürüyüşlerimde hala kadınlar denizinde, yüzenlere rastlıyorum. Önceden sabahın 6.00 da başlarlardı yüzmeye, şimdi 7-7.30 saatleri arasında geliyorlar. Haklılar tabi artık güneşin eski yakıcılığı kalmadı. Ben bile sabahları yürüyüşe çıkarken rüzgarlık alıyorum yanıma her ihtimale karşı.

blankblank

blank

Yürüyüşte de çeşitli yaş gruplarında kişilere rastlıyorum. Ençok yürüyüş yapan orta yaş grubu. Gençler 5-6 , orta yaş grubu 20-25 belki. Bu arada maşallah demeden geçemeyeceğim birkaç yaşlı kişi var, 80 nin üstünde. Maşallah gerçekten, yavaş yavaş  yürüseler de, benim yürüdüğüm mesafeden çok daha uzağa gidip geliyorlar .

Hele bir teyze var, inanın tamamiyle öne eğik vaziyette elinde sopasıyla yürüyor. Maşallah onlara.

Geçen gün akşamüzeri ilk kez arkadaşımla yürüdüm, o zamanda  çok güzeldi, yalnız o eski günlerin kalabalığı olmasa da yine de çok insan vardı yollarda ve maskemizi devamlı takmak zorunda kaldık. Tek sakıncası oydu. Maskeli rahat yürünmüyor çünkü.

blankblankblank

Geçen hafta liseden arkadaşlarımla buluştuk, yine açık havada  mesafeli. Sonrada arabamızla sis düdüğüne çıktık. Yıllar olmuş oralara gitmeyeli. Ama değişen yine bir şey yoktu. Sadece doğada bol miktarda maske vardı, çok üzüldük.

blankblankblank

Sevgili okuyucularım, yaz dedik geldi geçti, şimdi sonbaharı yaşıyoruz, ardından kısmetse kış gelecek… Ve koronanın arttığı bu ayda, acaba kış nasıl geçecek?????…

Korkuyorum, gerçekten korkuyorum…Tedbirlerimizi artırarak devam edelim.Kendimiz için, çevremiz için, sağlıkçılarımız için bunu yapmaya mecburuz.

Hepiniz kendinize iyi bakın, güzel günlerin geleceğine dair içinizdeki umudunuz hiç sönmesin. Sizleri seviyorum…Hoşçakalın…

Hakkımda Nilgun

blank
Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

Calista Otelde 2. Gün

Merhaba tekrar, Calista Otel’de tatilimizin 2. Gününü anlatmaya devam edeyim. Rahat bir uykudan sonra sabah …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.