Sifad’la Kayseri Gezisi….

İyi hafta sonları sevgili günlük…En nihayet ancak vakit bulabildim Kayseri Gezimizi anlatmaya.Bugün tam 1 hafta oldu Kayseri’ye gidip geleli.

Cuma akşamı saat 24.00 de yola çıktık ve sabah 7.30 da Kayseri’deydik. Allah biliyor ya bu kadar kısa sürede Kayseri’ye geldiğimize şaşırdım. Sabah ve gece çok soğuktu. Kesin eksilerin altındaydı. Saat ilerledikçe ısındı hava.

 

Bizi erken saatlerde, Sureti Alem Derneği Başkanı Yusuf Kartal Bey karşıladı. Önce kahvaltı yaptık. Kahvaltıda ev yapımı sucuk vardı. Kıyma görünümünde ama baharat olarak aynı sucuktu. Ekmekleri de çok güzeldi, Francala gibi uzun, çok yumuşaktı.

blank

Kahvaltı sonrası şehir merkezini dolaştık. Bu arada grubumuza yine Sureti Alem Derneğinden Mustafa Balta Beyde  eşlik etti.

Hunat Hatun Camii ve Medresesi, Sahabiye Medresesi,Kayseri Kalesi, Cami Kebir,Kapalıçarşı, Bedestan,Gevher Nesibe Tıp Müzesini ziyaret edip, bol bol fotoğraf çektik.

blankblankblankblankblankblankblankblankblankblankblankblank

Öğle yemeği saatinde yine oranın özel pidesinden yaptırdılar, onu yedik. Bizim pideye benzemiyordu, lahmacuna daha çok benziyordu bence.

blank

Yemek sonrası heyecanla gitmeyi beklediğimiz, Kayseri’nin Vahşi Batısı, Yılkı Atlarını görmek için, Hörmetli Köyüne gittik.

Büyük bir vadi ve 200 yakın yılkı atlarını karşımızda görünce şaşırdım. O kadar çok beklemiyordum. Bizler toza karşı önlem almak adına yağmurluklarımız üzerimizde, fotoğraf makinelerimiz elimizde, güzel pozlar yakalamak için birbirimizle yarıştık. Bir, bir buçuk saat sürdü çekimimiz.Bazen yerden, bazen bir araba üzerinden güzel görüntüler yakalamaya çalıştık.Yılkı atlarını toplamışlar ve bunları sahiplenen Ali Dayı diye biri hayvanları atın üzerinde, bize doğru koşturarak görüntü yakalamamızı sağlıyordu.Etrafta ona yardım eden 3-4 genç daha vardı. Bu görüntüler için kişi başı 50tl ödedik. Sadece atların orada 1090 kare çekmişim. Arasından da 5 tane fotoğraf çıkar çıkmaz. Hayvanlar tozu dumana kattıkları için bizde iyice tozlandık tabii.

blankblankblankblankblankblankblankblank

Çekim sonrası, tavsiye üzerine,  fotoğraf makinelerini götürüp sensörlerimizi temizlettik.  Ve ardından Koçak Otele geldik. Saat 20.00 ye kadar dinlendik, sonrasında Kayseri Parkı alışveriş merkezine gidip akşam yemeğimizi yedik. Ardından da AYLA filmine gittik. Çok güzeldi. Çok ağladı bazı arkadaşlarım. Nedense ben çok açıklı diye gittiğim filimler de ağlayamıyorum.Gerçek hayattan alıntı olduğundan çok etkileyeciydi. Arkadaşımın babası Kore Gazisi, bu olayları yaşamış, Ayla’yı da görmüş. Düşünsenize o amcaya bu filmi izletsek, çok etkilenir sanırım.

Gece 00.30 da otele döndük. Yorgunluğumuzu düşünün artık. Bir önceki gece yolda uyuyamamıştım, bu defada yorgunluktan uyuyamadım. Halbuki otel çok güzeldi. Kapalı yüzme havuzu, jakuzisi, masajı, cilt bakımı her şey vardı da, bizim vaktimiz yoktu.

Sabah saat 8.00 de yine yola çıktık. Hava bu defa yağışlıydı. Hem de öyle böyle değil, şakır şakır yağdı. Bu defa da bize yine Sureti Alem Derneğinden Ahmet Bey eşlik etti.

Önce sazlıkların çok olduğu bir köyde fotoğraf çekimi yaptık. Bir arkadaşımız mankenlik yaptı, bazen yerde sürünerek, bazen ayakta çekimler gerçekleştirdik. Konu mankeni bulamadığımız yerde Ahmet Bey yardımımıza koştu. Allah’tan burada yağmur yağmıyordu.

blankblankblankblankblank

 

Sonra da 3,5 saat bir yolculukla Kapuzbaşı Şelalelerine ulaştık. Şelaleler, dağın tepesinden değil, ortalarından akıyordu. Buna benzer şelaleleri Norveç’te de görmüştüm.

Yağmurun altında fotoğraf çekmeye çalıştık.

blankblankblankblankblankblankblankblank

Dönüşte Kaşık-La Resturanta gidip meşhur Kayseri Mantısından yedim. Nohut büyüklüğünde sulu bir mantıydı. Açıkçası bizim mantımız çok çok daha güzel geldi. Bazı arkadaşlar yağlama yedi. Biraz yorgunluk attık ve dönüşe geçtik.

blankblank

Dönüşte pastırma ve sucuklar alındı. Kayseri’ye gidip de bunların almadan olmaz dediler.

Çok güzel bir yolculukla saat 1.30 da Sinop’taydık.

Kendime hayret ediyorum, kara yolculuğu ile nasıl buralara gidip gelebildiğime. Uçak geldiğinden beri Sinop’a, ilk defa geçen sene, Yedi Göllere, bu sene Ürgüp’e ve bu defa da Kayseri’ye gittim. Hiç problem olmadı. Demek ki gidebiliyorum artık. Ya da arkadaşlarımla birlikte çok eğlenceli oluyor, onun için yolculuk fazla yormuyor beni.

Dönüşte Kayseri’nin yerel gazetesinde haberlerimiz çıkmış, bunu öğrendik ve mutlu olduk. Ben sitemden birkez daha, bize eşlik eden Sureti Alem Derneği Başkanı Yusuf Bey’e, Mustafa ve Ahmet Bey’e çok teşekkür ediyorum. Sağolun, var olun efendim. Sizleri de Sinop’a bekleriz.

blankblank

Ve SİFAD…. Ne iyi yapmışımda üye olmuşum bu derneğe. Bana hem fotoğraf çekmeyi öğretiyor, hem de sayenizde Türkiye’de gitmediğim yerlere gidiyor ve görüyorum. Yaaa ben sizi çoook seviyorum. İyi ki varsınız.

Hey siz…. siz, bu yazımı okuyan arkadaşım, siz daha üyelik müracatında bulunmadınız mı???Aaaa çok şey kaybediyorsunuz, ben den söylemesi…

Bye.

Not:Öz çekimde kullandığım fotoğraf makinem arada bulanık çekiyor, kusura bakmayın.

Hakkımda Nilgun

blank
Sinop'ta yaşayan, Sinop'lu bir bayanım. Gezmeyi, yüzmeyi, konuşmayı, sosyal aktiviteleri çok severim. İnsanlara yardımcı olmak beni çok mutlu eder.Ve tam bir Sinop Aşığıyım. Bu kadar yeterli mi?)))

İlginizi Çekebilir

blank

Calista Otelde 2. Gün

Merhaba tekrar, Calista Otel’de tatilimizin 2. Gününü anlatmaya devam edeyim. Rahat bir uykudan sonra sabah …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.